L'enfer kelimesi "cehennem" anlamına gelir. Şarkının başlığı ve ana teması olan bu kelime, Stromae'nin zihinsel sağlığıyla mücadelesini ve yaşadığı içsel acıyı çok güçlü bir şekilde ifade eder.
Şarkıda, sanatçı intihar düşüncelerinden ve bu düşüncelerin kendisine yaşattığı "cehennemden" bahsederek, bu kelimeyi mecazi bir anlamda kullanır. Bu, kelimeyi hem çarpıcı hem de akılda kalıcı kılar.
Belçikalı sanatçı Stromae, dans ritimlerinin arkasına öyle sözler saklıyor ki insan ritme kapılıp dans ederken bir anda ne duyduğunu fark edip donup kalıyor. Şarkı doğrudan "J'suis pas tout seul à être tout seul" (Yalnız olan tek kişi ben değilim) diyerek başlıyor. Kendi kafasında yalnızlıkla boğuşurken, dünyada aynı şeyi yaşayan milyonlarca insan olduğunu düşünüp kendini rahatlatmaya çalışıyor. Ama hemen ardından gelen "Du coup" (Bu yüzden / Sonuç olarak) geçişiyle gerçekle yüzleşiyor: Başkalarının da böyle hissetmesi o anki acıyı dindirmiyor, insan yine de yapayalnız kalıyor.
Stromae lafı hiç dolandırmıyor; "J'ai parfois eu des pensées suicidaires / Et j'en suis peu fier" (Bazen intihar düşüncelerim oldu / Ve bundan hiç gurur duymuyorum) diyerek kafasını cehenneme çeviren o düşünceleri susturmanın yolunu aradığını söylüyor. Televizyon metaforu ise tam bir zihin tasviri: "la chaîne culpabilité" (suçluluk kanalı) açık kalmış gibi beyninin durmadan suçluluk yayını yaptığını anlatıyor. Kafayı dağıtmak istiyor ama dikkat etmeli, çünkü çok fazla düşünmek Stromae'nin bizzat kendi kendine söylediği gibi en büyük bela: "Justement, réfléchir / C'est bien l'problème avec toi" (Aynen öyle, düşünmek / Seninle ilgili asıl sorun bu).