Géniteurs kelimesi, 'ebeveynler' veya 'soyları devam ettirenler' anlamına gelir. Ancak bu kelime, 'anne-baba' (parents) kelimesine göre daha biyolojik ve bazen daha mesafeli bir çağrışıma sahiptir.
Şarkıda Stromae, "Serons-nous détestables? Serons-nous admirables? Des géniteurs ou des génies?" (Nefret edilesi mi olacağız? Hayranlık uyandıran mı? Ebeveynler mi yoksa dahiler mi?) diye sorarak, bir babanın sadece biyolojik bir 'üretici' olmaktan öte, çocuklarının hayatında nasıl bir rol oynadığını sorguluyor. Bu kelime, babalık kavramının derinliğini ve karmaşıklığını vurguladığı için oldukça ilgi çekicidir.
Stromae'nin "Papaoutai" şarkısı, bir çocuğun kayıp babasına duyduğu özlemi ve babalık kavramını sorgulamasını ele alıyor. Şarkı boyunca çocuk, annesinin babasının çalışmaya gittiğini söylemesine rağmen ("Maman dit que lorsqu'on cherche bien / On finit toujours par trouver" [Annem iyi aradığında / Her zaman bulduğunu söyler]) babasının nerede olduğunu merak ediyor. Onu hiç görmediği halde, babasının neyin yanlış olduğunu bildiğini düşünüyor. ("Sans même devoir lui parler / Il sait ce qu'il ne va pas" [Onunla konuşmak zorunda kalmadan bile / Neyin yanlış olduğunu biliyor]).
Şarkı, babalığın karmaşıklığını ve sorumluluklarını da sorguluyor. Stromae, herkesin bebek yapmayı bildiğini ama kimsenin baba olmayı bilmediğini söylüyor: "Tout le monde sait comment on fait des bébés / Mais personne ne sait comment on fait des papas" [Herkes bebek yapmayı bilir / Ama kimse baba olmayı bilmez]. Bu sözler, babalık rolünün sadece biyolojik bir süreçten ibaret olmadığını, aynı zamanda bir öğrenme ve sorumluluk gerektirdiğini vurguluyor. Şarkı, hem kişisel bir özlemi hem de evrensel bir sorgulamayı bir araya getirerek dinleyiciyi derinden etkiliyor.