Miracle kelimesi 'mucize' anlamına gelir ve şarkının ana temasını oluşturur. Bu kelime, hem doğanın harikalarını hem de insanlığın umutlarını ve hayallerini ifade etmek için tekrar tekrar kullanılıyor.
Şarkıda, Golden Gate Köprüsü'nden test tüp bebeklere, barış arayışından sevgiye kadar pek çok farklı şeyin bir 'mucize' olduğu anlatılıyor. Bu kelime, hayatın ve dünyanın güzelliklerine dair derin bir anlam taşıyor ve dinleyicinin dikkatini çekiyor.
Queen'in "The Miracle" şarkısı, hayatın her köşesindeki mucizeleri kutlayan, neşeli ve düşündürücü bir marş gibi. Şarkı, Sahra Çölü'ne düşen her yağmur damlasından ("Every drop of rain that falls in Sahara Desert says it all") tutun, Altın Kapı ve Tac Mahal gibi insan yapımı harikalara kadar, hem doğanın hem de insanın yarattığı mucizelere dikkat çekiyor. Hatta "Test tube babies being born, Mothers, fathers dead and gone" dizeleriyle bilimin ve yaşamın döngüsünün mucizevi yönlerine bile değiniyor.
Şarkı sadece var olan mucizeleri değil, aynı zamanda arzuladığımız mucizeleri de dile getiriyor. "The one thing we're all waiting for is peace on earth, An end to war" diyerek barışa olan özlemimizi vurguluyor. Her çocuğun karnının doyması ve giyecek kıyafetinin olması ("If every child on every street had clothes to wear and food to eat") ya da tüm insanların uyum içinde yaşaması gibi dilekler, aslında hepimizin kalbindeki büyük mucizeler. Queen, bu şarkıyla hem dünyanın güzelliklerini hatırlatıyor hem de daha iyi bir dünya için umut aşılıyor. Gerçekten de harika bir şarkı!