Evergreen kelimesi genellikle yapraklarını dökmeyen ağaçlar için kullanılır ve "herdem yeşil" anlamına gelir. Ancak bu şarkıda çok daha derin bir anlam taşıyor.
Ed Sheeran, sevgilisinin ruhunun asla yaşlanmayacağını, her zaman taze ve canlı kalacağını ifade etmek için bu kelimeyi kullanıyor: "'Cause honey your soul could never grow old, It's evergreen." Bu, aşklarının ve sevgilisinin ruhunun zamanın ötesinde, daima genç ve capcanlı kalacağına dair güçlü bir metafor.
İngiliz müzisyen Ed Sheeran, Thinking Out Loud şarkısında zamana meydan okuyan bir aşkı anlatıyor. Şarkı doğrudan yaşlanma korkusuyla başlıyor: "When your legs don't work like they used to before" (Bacakların eskisi gibi tutmadığında). Ama hemen ardından "Darling I will be loving you 'til we're seventy" (Sevgilim, seni yetmişimize kadar seveceğim) diyerek içimizi rahatlatıyor. Şarkıda geçen "sweep you off of your feet" (ayaklarını yerden kesmek) deyimi ise birini romantik olarak büyülemek anlamına geliyor.
Ed Sheeran kendi geleceğini de esprili ve gerçekçi bir dille hayal ediyor: Saçları döküldüğünde ("When my hairs all but gone") ya da gitar çalarken parmakları tellere eskisi gibi basamadığında bile sevgilisinin onu aynı şekilde seveceğinden emin. Nakaratındaki "Thinking out loud" ifadesi ise aklına geleni o an yüksek sesle söylemek demek. Şarkı, yıldızların altında sarılmayı dilerken aşkın bazen küçük bir el dokunuşuyla bile başlayabileceğini hatırlatıyor.