Thrifty kelimesi 'tutumlu' veya 'idareli' anlamına gelir. Genellikle para harcama konusunda dikkatli olan, gereksiz masraftan kaçınan kişiler için kullanılır.
Şarkıda Ed Sheeran, kendisinin ve sevgilisinin "thrifty" olduğunu, yani tutumlu olduklarını belirtiyor. Bu yüzden "all you can eat" (yiyebildiğin kadar ye) bir restorana gidiyorlar. Bu kelime, ilişkinin samimi ve gerçekçi yönünü vurgulayarak, lüks yerine basit zevklere değer verdiklerini gösteriyor.
Ed Sheeran'dan 'Shape of You' modern bir aşk hikayesini çok doğrudan bir şekilde anlatıyor. Şarkıdaki anlatıcımız, aşkı bulmak için doğru yerin bir kulüp olmadığını düşünüyor, bu yüzden soluğu barda alıyor: 'The club isn't the best place to find a lover / So the bar is where I go' [Kulüp, bir sevgili bulmak için en iyi yer değil / Bu yüzden gittiğim yer bar]. Orada biriyle tanışıyor ve aralarındaki çekim anında başlıyor. Şarkı, fiziksel çekim konusunda hiç de utangaç değil; nakarat tamamen buna odaklanıyor: 'I'm in love with the shape of you' [Senin vücudunun şekline aşığım]. Bu, ilk görüşte aşktan çok, ilk görüşte şehvetle ilgili bir şarkı!
Ancak hikaye sadece fiziksel çekimle sınırlı kalmıyor. İlişki hızla ilerliyor ve şarkı bize onların ilk buluşmasını da anlatıyor. İkisi de 'thrifty' [tutumlu] oldukları için 'all you can eat' [yiyebildiğin kadar ye] bir yere gidiyorlar. Orada saatlerce tatlı ve ekşi şeyler hakkında sohbet ediyorlar. Bu küçük detaylar, ilişkinin sadece yüzeysel bir çekimden daha fazlasına dönüştüğünü gösteriyor. Fiziksel bir bağla başlayıp hızla samimi bir ilişkiye evrilen bir hikaye dinliyoruz.