Whispered kelimesi "fısıldadı" anlamına gelir. Bu kelime, şarkının en romantik ve samimi anlarından birini anlatır.
Ed Sheeran, sevdiği kadının kendini kötü hissettiği bir anda, ona duyduğu hayranlığı "I whispered underneath my breath, 'But you heard it, darling you look perfect tonight'" (Nefesimin altında fısıldadım, 'Ama sen duydun, sevgilim bu gece mükemmel görünüyorsun') dizeleriyle fısıldayarak ifade eder. Bu, kelimenin şarkıdaki özel ve duygusal bağlamını vurgular.
Ed Sheeran'ın bu romantik şarkısı, efsanevi İtalyan tenor Andrea Bocelli'nin katılımıyla bambaşka bir seviyeye ulaşıyor! Şarkı, genç yaşta başlayan ve zamanla güçlenen bir aşk hikayesini anlatıyor. Sheeran, daha en başından sevgilisini nasıl bulduğunu söylüyor: "I found a girl / Beautiful and sweet" (Bir kız buldum / Güzel ve tatlı). Birlikte büyümüşler ve aşklarının ne olduğunu tam olarak anlamadan birbirlerine bağlanmışlar: "'Cause we were just kids when we fell in love / Not knowing what it was" (Çünkü aşık olduğumuzda sadece çocuktuk / Ne olduğunu bilmiyorduk).
Şarkının en güzel anlarından biri, çiftin karanlıkta, çimlerin üzerinde yalınayak dans ettiği o samimi sahne. Sevgilisi darmadağınık göründüğünü söylediğinde bile, o fısıldayarak cevap veriyor: "Darling you look perfect tonight" (Sevgilim, bu gece mükemmel görünüyorsun). Andrea Bocelli'nin güçlü İtalyanca vokalleri devreye girdiğinde ise şarkı adeta bir opera aryasına dönüşüyor. Bocelli, bu aşkın bir gün bir yuvaya ve aileye dönüşmesini umduğunu söylüyor: "Spero che un giorno / L'amore che ci ha accompagnato / Diventi casa la mia famiglia diventi noi" (Umarım bir gün / Bize eşlik eden bu aşk / Bir yuvaya, aileme, bize dönüşür). Bu, basit bir pop şarkısından çok daha fazlası; iki farklı müzik dünyasının birleştiği, zamana meydan okuyan bir aşk ilanı.