Symphony kelimesi, genellikle bir orkestra tarafından çalınan uzun ve karmaşık bir müzik eserini ifade eder. Ancak bu şarkıda daha mecazi bir anlamda kullanılıyor.
Coldplay, "Pour on a symphony" derken, sevgilinin varlığının veya aşkının getirdiği coşkuyu ve uyumu, adeta bir müzik şöleni gibi hissettirdiğini anlatıyor. Bu kelime, şarkının genelindeki pozitif ve yükseltici atmosferi çok güzel yansıtıyor.
İngiliz grup Coldplay ve Beyoncé'nin bu ortak çalışması, hayatınıza giren ve her şeyi daha iyi hale getiren o özel kişiye yazılmış bir ilahi gibi. Şarkının sözlerinde, konuşmacı zor zamanlar geçirdiğini anlatıyor: "When I was down, when I was hurt" (Ben düşmüşken, ben incinmişken) ve "When I was a river dried up" (Ben kurumuş bir nehirken). Tam da bu noktada, "yukarıdan gönderilmiş bir melek" gibi gelen birisi onu ayağa kaldırıyor ve dünyasını aydınlatıyor.
Bu şarkı, aşkın ve bir insanın başka birine verdiği desteğin ne kadar canlandırıcı olabileceğini kutluyor. Konuşmacı, bu kişinin sevgisiyle kendini "drunk and high" (sarhoş ve yüksekte) hissettiğini söylüyor. Bu duygu o kadar güçlü ki, sanki ağır bir yükten kurtulup kanatlanmış gibi hissediyor. Bu aşk, susamış birine sunulan bir içecek, hatta gökyüzünde bir yıldız gibi kaymalarını sağlayan bir güçtür.