Star-struck kelimesi, bir ünlüye veya hayran olunan birine duyulan hayranlık ve şaşkınlık hissini ifade eder. Genellikle bir yıldızı ilk kez gören birinin yaşadığı şoku ve hayranlığı anlatır.
Şarkıda Justin Bieber, ilk aşkının kendisini nasıl etkilediğini anlatırken bu kelimeyi kullanır: "She had me going crazy, I was star-struck." Bu ifade, sevgilisinin onu bir ünlü gibi büyülediğini ve ona hayran kaldığını, adeta yıldızlara bakmış gibi etkilendiğini vurgular. Bu, günlük dilde sıkça rastlanmayan, ancak duygusal yoğunluğu yüksek bir kelimedir.
Kanadalı pop yıldızı Justin Bieber'ın tüm dünyaya diline doladığı bu şarkı, o hepimizin bir şekilde tattığı ilk aşk acısını anlatıyor. Şarkıdaki anlatıcı, sevdiği kişinin kendisini sadece bir arkadaş olarak görmesini kabullenemiyor. "Are we an item? girl, quit playing" (Biz bir çift miyiz? Kızım, oyun oynamayı bırak) diyerek açık bir cevap istiyor; çünkü onun gözünde ayrılık bir seçenek bile değildi. Hatta o kadar çaresiz ki, "I'll buy you anything, I'll buy you any ring" (Sana her şeyi alırım, sana her yüzüğü alırım) diyerek durumu toparlamak için abartılı vaatlerde bulunuyor. Buradaki "an item" kalıbı günlük dilde "sevgili olmak, bir çift olmak" anlamına gelen popüler bir ifadedir.
Şarkının temposu çok enerjik olsa da sözler tam bir hayal kırıklığı ve şaşkınlık barındırıyor. Bieber, "My first love broke my heart for the first time" (İlk aşkım kalbimi ilk kez kırdı) sözleriyle bu hissin acemiliğini ve şokunu dile getirirken, araya giren Ludacris de 13 yaşındaki o ilk vurulma anını anlatıyor. Onun "She woke me up daily, don't need no Starbucks" (Beni her gün o uyandırırdı, Starbucks'a hiç gerek yok) satırı çok eğlenceli; sabahları uyanmak için ünlü kahve zincirinin kafeinine değil, sadece o kızı görme heyecanına ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Nakaratındaki o dur durak bilmeyen "Baby, baby, baby no" tekrarları ise tamamen giden sevgilinin ardından yaşanan o inkar sürecini özetliyor.