Trinkets kelimesi, genellikle küçük, değersiz ama hatıra değeri olan süs eşyaları veya ıvır zıvır anlamına gelir.
Şarkıda Bon Jovi, geçmişteki değerli sandığı şeylerin aslında sadece 'trinkets' olduğunu, yani zamanla önemini yitiren önemsiz eşyalar olduğunu anlatıyor. Bu kelime, hayatın geçiciliğini ve değerlerin zamanla nasıl değiştiğini vurgulayarak şarkının ana temasını güçlendiriyor.
Bon Jovi'den "Lost Highway" ile yola çıkmaya hazır mısınız? Bu şarkı, hayatın dönüm noktalarını ve geçmişi geride bırakıp yeni bir başlangıca doğru ilerlemeyi anlatıyor. Şarkıcı, dikiz aynasından hayatının netleştiğini görüyor ve bir zamanlar hazine sandığı şeylerin aslında sadece "trinkets" [süs eşyaları] olduğunu fark ediyor. Hayatın hava gibi değiştiğini ve ya büyüyüp yaşlandığını ya da "hit the road" [yola çıktığını] söylüyor.
Şarkı boyunca yolda olmanın özgürleştirici hissi var. "Say goodbye to yesterday" [düne elveda de] ve "Hit the gas, there ain't no brakes on this lost highway" [gaza bas, bu kayıp otoyolda fren yok] gibi sözlerle geçmişten kopuş ve geleceğe doğru kontrolsüz bir ilerleyiş vurgulanıyor. "It's Independence Day on this lost highway" [bu kayıp otoyolda Bağımsızlık Günü] derken, bu yolculuğun kişisel bir özgürleşme ve yeniden doğuş olduğunu anlıyoruz. Şarkıcı nereye gittiğini bilmese de, nereden geldiğini biliyor ve "afraid of going back again" [geri dönmekten korkuyor]. Bu, bazen hepimizin hissettiği o tanıdık duygu değil mi?