Romanza kelimesi, genellikle romantik ve duygusal bir müzik parçası veya şiir anlamına gelir. Şarkının başlığı olmasıyla birlikte, Bocelli'nin bu eseriyle özdeşleşmiş, nadir ve etkileyici bir kelimedir.
Bu kelime, şarkının genel atmosferini ve derin duygusal içeriğini mükemmel bir şekilde özetler. Aşkın ve hüznün iç içe geçtiği bu eserde, "Romanza" kelimesi dinleyiciyi doğrudan şarkının kalbine çeker.
Andrea Bocelli’nin İtalyanca söylediği “Romanza”, ayrılığın eşiğinde duran bir anlatıcının zihninden geçen parçalı sahnelerle ilerliyor. Bir kadın önce uykuya dalacakmış gibi sakin görünür, sonra gözleriyle anlatıcıyı arar: “Già la sento morir” [Onun öldüğünü şimdiden hissediyorum] ve “Sembra voglia dormir” [Sanki uyumak istiyor] sözleri, yaşananı gerçek bir ölüm mü, yoksa ilişkinin sona erişi mi diye açık bırakıyor. Kadının “son örtüyü” ve “son gökyüzünü” çıkarması, ardından son öpücüğün de gitmesi, vedayı somut ve sessiz bir görüntüye dönüştürüyor. Anlatıcı suçu kendinde mi onda mı arayacağını bilemiyor: “Forse è colpa mia, forse è colpa tua” [Belki benim suçum, belki senin].
Şarkının en akılda kalan fikri şu: “E lo chiamano amor” [Ve buna aşk diyorlar], ardından aşk “è una spina nel cuore che non fa dolore” [kalpte acıtmayan bir diken] diye anlatılıyor. Ne güzel, ne de rahatlatıcı bir tanım; aşk burada içeride kalan ama artık acısını bile hissettirmeyen bir diken. İnsanlar ise “un deserto, con la sabbia in fondo al cuore” [bir çöl, kalbinin dibinde kum] gibi görünüyor. Anlatıcı, artık onu duymayan ve görmeyen kişiye söyleyemediği sözleri taşıyor: “Sono con te” [Seninleyim]. “Ave Maria” duası da bu sessiz vedanın içine giriyor. Sonunda kadın artık hiçbir şey duyamaz ve “se n’è andata a dormir” [gidip uyudu] denir. Bu yumuşak ifade, şarkının en sert tarafı: anlatıcı hâlâ bakıyor ve düşünüyor, ama karşısındaki kişi artık cevap veremiyor.