Ectopia, bir organın ya da dokunun normalde bulunması gereken yerin dışında konumlanması anlamına gelen, tıptan gelen oldukça sıra dışı bir kelimedir.
Şarkıda “como una ectopia sin grieta” ifadesiyle beklenmedik ve alışılmadık bir şeyi şiirsel biçimde anlatıyor. Bu nadir kelime, şarkının özgün ve sürreal havasını yakaladığı için öğrenmeye değer.
ROSALÍA'nın "CUUUUuuuuuute" şarkısı bir sayımla açılıyor: İngilizce "One, two, three" diye başlayıp yirmi bire kadar çıkıyor, sonra da "One, one, one, one" diye takılıp kalıyor. Ardından gelen kıta, kendini fazla ciddiye alan insanlara laf sokuyor: "Se creen especial como un año en miami que nieva" [Kendilerini özel sanıyorlar, Miami'de kar yağan bir yıl gibi]. Hemen arkasından gelen benzetmeler bilerek tuhaf: "Como una autopista sin flecha" [Oku olmayan bir otoyol gibi], "Como una ectopia sin grieta" [Çatlağı olmayan bir ektopi gibi]. Anlamdan çok ses ve ritim için seçilmiş kelimeler bunlar.
Nakarat ise İspanyolca ile İngilizceyi karıştırıyor: "Keep it cute, 'manito, keep it cute" [Tatlı kal, kardeşim, tatlı kal]. Hemen ardından gelen dize, bütün o özgüvenin üstüne şaşırtıcı bir alçakgönüllülük koyuyor: "Que aquí el mejor artista es dios" [Çünkü burada en iyi sanatçı Tanrı'dır]. İkinci kıtada sokakta uçuşan kelebekler var, "Para verlas tienes que salir" [Onları görmek için dışarı çıkman gerek], ve bir de söz: "Habrá quien te falle / Pero yo siempre estoy ahí" [Seni yüzüstü bırakan olacak / Ama ben hep oradayım]. Köprüde ROSALÍA telsiz alfabesiyle oynuyor, "B de brava" [B, cesurun B'si] diyerek "bravo"yu dişil yapıp kendini anlatıyor, sonra da "Llévame lejos de aquí" [Beni buradan uzağa götür] diye kaçmak istiyor. Şarkı kısa, gürültülü ve biraz çılgın; tam da adındaki uzatılmış "cute" kadar.