Petrified kelimesi, 'taş kesilmiş' veya 'dehşete düşmüş' anlamına gelir. Genellikle aşırı korku veya şok nedeniyle hareket edemeyecek kadar donup kalma durumunu ifade eder.
Şarkıda Billie Eilish, birinin duyduklarından dolayı 'paranoid ve petrified' (paranoyak ve dehşete düşmüş) olduğunu anlatıyor. Bu kelime, kişinin yaşadığı derin korkuyu ve çaresizliği vurgulayarak şarkının melankolik ve içe dönük atmosferine katkıda bulunuyor.
Billie Eilish'in "BLUE" şarkısı, adından da anlaşılacağı gibi, derin bir hüznün ve melankolinin içine dalıyor. Şarkıcı, hayatı "siyah beyaz" gibi basit ve net görmeye çalıştığını ama her zaman kendini "mavi" yani hüzünlü hissettiğini anlatıyor. Bu duygu, bitmiş bir ilişkinin ardından geliyor; eski sevgilisini unutmaya çalışsa da "bunun hâlâ doğru olmadığını" itiraf ediyor. Bir zamanlar "tüyü tüyüne benzeyen kuşlar" gibi olduklarını düşündüğü bu kişiyle olan bağını ve şimdi hissettiği utancı dile getiriyor.
Şarkı ilerledikçe, bu hüznün sadece kendisine ait olmadığını anlıyoruz. Billie, şarkıdaki diğer kişinin de zor bir geçmişi olduğunu ima ediyor: "kelebekten daha mavi doğmuş", "babasının gözlerinden daha soğuk" biri. Bu kişi, sevgiden ve anlayıştan yoksun bir ortamda büyümüş. Billie, onu suçlamadığını ama aynı zamanda onu değiştiremeyeceğini veya "kurtaramayacağını" da kabulleniyor. Şarkı, her ikisinin de benzer acılar yaşadığı, şöhretin getirdiği zorluklarla genç yaşta tanıştığı ve bu ortak "mavilikte" buluştuğu fikriyle sona eriyor. Bu, empati ve çaresizlik hisleriyle dolu, dokunaklı bir hikâye.