Feather kelimesi 'tüy' anlamına gelir. Bu şarkıda, "Birds of a feather, we should stick together" (Aynı tüyden kuşlar, birlikte kalmalıyız) ifadesiyle kullanılıyor.
Bu deyim, benzer karakterlere veya ilgi alanlarına sahip insanların bir arada olmaya meyilli olduğunu anlatır. Billie Eilish bu kelimeyi, sevgilisiyle olan derin bağını ve ayrılmazlıklarını vurgulamak için metaforik olarak kullanıyor. Şarkının ana temasını oluşturan bu ifade, kelimeyi oldukça ilgi çekici kılıyor.
Billie Eilish bu şarkıda, birini o kadar çok seviyor ki, bu sevginin kelimenin tam anlamıyla ölüme kadar sürmesini istiyor. Şarkı, "I want you to stay / 'Til I'm in the grave" (Kalmanı istiyorum / Mezara girene kadar) gibi oldukça yoğun sözlerle başlıyor. Bu sadece romantik bir ifade değil; adeta bir yemin. Billie, sevgilisi olmadan yaşamanın bir anlamı olmadığını, hatta "If you go, I'm going too" (Eğer gidersen, ben de giderim) diyerek hayatının tamamen ona bağlı olduğunu söylüyor. Şarkının adı olan "Birds of a feather, we should stick together" (Aynı telden çalanlar, birlikte kalmalıyız) ifadesiyle, birbirleri için yaratıldıkları fikrini vurguluyor.
Şarkının ilginç yanı, bu büyük aşka rağmen sevgilisinin kendine olan güvensizliği. Billie, partnerinin ne kadar harika olduğunu görmesini istiyor ama o buna inanmıyor gibi. Hatta Billie ona biraz sert bir dille, "You're so full of shit" (Saçmalıyorsun) diyerek kendine haksızlık ettiğini söylüyor. Şarkının sonunda ise "I knew you in another life" (Seni başka bir hayattan tanıyordum) diyerek aralarındaki bağın ne kadar derin ve kader gibi olduğunu hissettiriyor. Bu, hem çok tatlı hem de biraz karanlık bir aşk şarkısı.