Freckles kelimesi 'çiller' anlamına gelir. Yüzde veya vücutta güneşe maruz kalma sonucu oluşan küçük kahverengi lekelerdir.
Bu şarkıda One Direction, sevdiği kişinin yüzündeki çilleri birleştirerek bir anlam çıkarmasından bahsediyor: "And I'm joining up the dots with the freckles on your cheeks." Bu, sevilen kişinin küçük ve eşsiz detaylarına verilen önemi vurgulayan samimi ve sevimli bir ifadedir. Şarkının genel teması olan 'küçük şeyler'e mükemmel bir örnektir.
One Direction'dan "Little Things" dinleyicisine sevdiği kişiye duyduğu derin sevgiyi ve bu sevginin o kişinin kusurları olarak gördüğü şeylere kadar uzandığını anlatan sıcacık bir şarkı. Şarkıcı, sevgilisinin elinin kendi eline tam oturuşundan bahsediyor: "Your hand fits in mine / Like it's made just for me" [Elin elime tam oturuyor / Sanki sadece benim için yapılmış gibi]. Bu, ikisi arasındaki uyumu ve kaderi vurguluyor.
Şarkı boyunca, sevgilisinin kendinde sevmediği şeyleri, örneğin gülerken gözlerinin kenarındaki çizgileri ("crinkles by your eyes / When you smile" [gülümserken gözlerinin kenarındaki çizgiler]) veya kilosunu ("You never want to know how much you weigh" [Asla ne kadar ağır olduğunu bilmek istemezsin]) nasıl sonsuz bir aşkla sevdiğini anlatıyor. Hatta sevgilisinin çay içmeden uyuyamaması ("You can't go to bed / Without a cup of tea" [Bir fincan çay olmadan yatağa gidemezsin]) gibi küçük alışkanlıkları bile sevdiğini söylüyor. Şarkının en dokunaklı kısmı ise sevgilisinin kendini asla kendisi kadar sevemeyeceğini bilmesi ve ona bu sevgiyi öğretmek istemesi: "You'll never love yourself / Half as much as I love you" [Kendini asla benim seni sevdiğimin yarısı kadar sevemezsin]. Bu şarkı, kusurların aslında aşkı daha da derinleştiren küçük detaylar olduğunu çok güzel bir şekilde gösteriyor.