Wildest dreams ifadesi, 'en çılgın rüyalarında bile' anlamına gelir. Bu, bir şeyin o kadar imkansız veya beklenmedik olduğunu vurgulamak için kullanılır ki, kişi bunu hayal bile edemez.
Şarkıda, kızın çaldığı kalbi geri vermeyi reddederken "Never in your wildest dreams" (Asla en çılgın rüyalarında bile) demesi, bu durumun asla gerçekleşmeyeceğini, kalbinin sonsuza dek kendisinde kalacağını dramatik bir şekilde ifade eder. Bu ifade, günlük konuşmada da sıkça kullanılan, akılda kalıcı ve etkileyici bir deyimdir.
One Direction'ın "Best Song Ever" şarkısı, unutulmaz bir geceyi ve o gecede tanışılan özel bir kızı anlatıyor. Şarkının kahramanı, kalbini çalan ve ona asla geri vermeyeceğini söyleyen Georgia Rose adında bir kıza aşık oluyor. "Maybe it's the way she walked / Straight in to my heart and stole it" [Belki de yürüme şekliydi / Doğruca kalbime girip onu çaldı] dizeleriyle bu ani ve güçlü çekimi çok güzel ifade ediyor.
Şarkı boyunca, ikilinin sabaha kadar dans ettiği ve her dizesini bildikleri "en iyi şarkı"dan bahsediliyor. Kahramanımız şarkının nasıl gittiğini hatırlayamasa da, Georgia Rose'u asla unutmayacağını biliyor. "We knew every line, now I can't remember / How it goes, but I know that I won't forget her" [Her dizesini biliyorduk, şimdi hatırlamıyorum / Nasıl gittiğini, ama onu unutmayacağımı biliyorum] sözleri, anın ve kişinin şarkıdan daha önemli olduğunu gösteriyor. Bu şarkı, gençliğin enerjisini, ilk görüşte aşkın heyecanını ve unutulmaz anıların tatlı karmaşasını hissettiriyor.