Wild side ifadesi, bir kişinin daha maceraperest, kontrolsüz veya geleneksel olmayan yönünü ifade eder. Genellikle risk almayı seven, heyecan arayan veya toplumsal normlara uymayan bir kişiliği tanımlamak için kullanılır.
Şarkıda Lana Del Rey, "Come and take a walk on the wild side" (Gel ve vahşi tarafta bir yürüyüşe çık) diyerek dinleyiciyi veya sevgilisini daha özgür, tutkulu ve belki de tehlikeli bir deneyime davet ediyor. Bu ifade, şarkının genelindeki melankolik ve asi havayı çok iyi yansıtır.
Lana Del Rey'in "Born To Die" şarkısı, aşkın hem güzelliğini hem de zorluklarını anlatan, biraz da melankolik bir yolculuk gibi. Şarkıcı, sevdiği kişiyle bir sona doğru yürüdüğünü hissetse de, bu yolculukta eğlenmeye ve anın tadını çıkarmaya çalışıyor.
Şarkı boyunca "Don't make me sad, don't make me cry" [Beni üzme, beni ağlatma] derken, aşkın getirdiği kırılganlığı ve acıyı görüyoruz. Ama aynı zamanda "Let's go get high" [Hadi kafayı bulalım] ve "Try to have fun in the meantime" [Bu arada eğlenmeye çalış] gibi sözlerle hayatın zorluklarına rağmen keyifli anlar yaratma isteği de var. "You and I, we were born to die" [Sen ve ben, ölümlü doğduk] cümlesi ise, hayatın ve aşkın geçiciliğini hatırlatıyor. Bu şarkı, hem derin bir hüzün hem de hayatı dolu dolu yaşama arzusunu bir arada hissettiriyor.