Tumbao kelimesi, İspanyolcada 'havalı duruş', 'tarz' veya 'sallanma' anlamına gelir. Genellikle bir kişinin yürüyüşündeki veya dansındaki kendine özgü, ritmik ve çekici hareketi ifade eder.
Bu şarkıda, Celia Cruz 'La negra tiene tumbao' diyerek, siyahi kadının kendine has, büyüleyici ve ritmik bir yürüyüşe sahip olduğunu vurgular. Bu kelime, şarkının ana temasını oluşturur ve kadının karizmatik duruşunu ve çekiciliğini anlatır.
Celia Cruz’un bu şarkısı, yürüyüşüyle ve dansıyla herkesi kendine baktıran bir kadını anlatıyor. “La negra tiene tumba’o” [Bu kadının kendine özgü bir havası, tarzı var] sözü nakaratın kalbi. Buradaki tumba’o, kelimesi kelimesine çevrilemeyen bir argo ifade: kişinin yürüyüşünde, duruşunda ve dansında bulunan çekici, kendinden emin tavır demek. Bu kadın yana doğru, sıkı ve ritimli dans ediyor; ama hayat konusunda mesajı düz: “Si quieres llegar derecho, mejor camina de frente” [Doğru yere varmak istiyorsan dümdüz yürü]. Şarkı bir yandan onun “de lao” [yana doğru] yürüyüşünü neşeyle överken, bir yandan da “Disfruta bien de la vida, aunque tomando medidas” [Ölçünü koruyarak hayatın tadını çıkar] diyerek acele etmemeyi ve dikkatli yaşamayı öğütlüyor.
Sonra bu neşeli figür daha da büyüyor: “Diosa de la noche, dulce como el mela’o” [Gecenin tanrıçası, pekmez kadar tatlı]. Anlatıcı, onun gibisini bulamadığını ve başka birini istemediğini söylüyor. İnsanlar da bu kadını yürüyüşünden tanıyıp peşinden gidiyor. “Cuando la gente se muere, se dice que era tan buena...” [İnsanlar ölünce, ne kadar iyi oldukları söylenir] dizesi ise şarkıya küçük ama doğrudan bir hayat dersi katıyor: Anlatıcı, sonradan söylenen sözler yerine yaşarken gerçeği duymak istiyor ve “No aguanto ya más mentiras” [Artık daha fazla yalana dayanamıyorum] diyor. Kısacası burada dans pistinde kendi ritmini bulan, herkesi peşinden sürükleyen ve hayatı hem keyifle hem de ölçüyü bilerek yaşamak isteyen bir kadın var. “¡Azúcar!” [Şeker!] ünlemi de Celia Cruz’un coşkulu sahne çağrısı gibi şarkının tadını artırıyor.