Drowning kelimesi 'boğulmak' anlamına gelir. Genellikle fiziksel olarak suda boğulmayı ifade etse de, bu şarkıda mecazi bir anlam taşır.
Adele, şarkıda "When I am drowning in the silence" (Sessizlikte boğulurken) diyerek, içinde bulunduğu sessizliğin ve yalnızlığın onu nasıl bunalttığını, adeta nefessiz bıraktığını anlatır. Bu güçlü kelime, sanatçının hissettiği çaresizliği ve ağırlığı etkileyici bir şekilde vurgular.
İngiliz sanatçı Adele'in bu güçlü pop baladı, genç yaşta verilmiş büyük bir karar ve bu kararın getirdiği pişmanlıklar üzerine bir yakarış gibi. Şarkının başında Adele, içinde hiç altın olmayan bir nehirde ellerini yıkadığını söylüyor: "There ain't no gold in this river" (Bu nehirde hiç altın yok). Bu, uzun süredir emek verdiği bir ilişkiden artık bir karşılık alamadığını anlatan harika bir metafor. Bir umut olduğunu bilse de, sessizlikte boğulurken yüzemeyeceğini söylüyor. Bu, bir şeyleri düzeltme ihtimali varken bile mevcut durumun ne kadar bunaltıcı olduğunu gösteriyor.
Nakarat ise şarkının kalbi. Adele, karşısındakinden anlayış ve şefkat istiyor: "Go easy on me, baby / I was still a child" (Bana nazik davran bebeğim / Ben daha bir çocuktum). Bu sözlerle, hayatını değiştiren seçimler yaptığında dünyayı tanıma fırsatı bulamadığını ve çok genç olduğunu anlatıyor. İlişkiyi kurtarmak için ne kadar çabaladığını, hatta karşısındakileri öncelik haline getirmek için kendini değiştirdiğini ama artık pes ettiğini de ekliyor: "I changed who I was to put you both first / But now I give up" (İkinizi de ilk sıraya koymak için kim olduğumu değiştirdim / Ama şimdi pes ediyorum). Şarkı, iyi niyetlerle başlanmış ama artık yürümeyen bir durumu kabullenmenin ve af dilemenin bir ifadesi.