Sizzling kelimesi, genellikle yüksek ısıda çıkan cızırtılı sesi veya çok sıcak bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Aynı zamanda mecazi olarak çok heyecanlı, enerjik veya çekici bir durumu ifade edebilir.
Bu şarkıda Lana Del Rey, telefon tellerinin "sizzling like a snare" (tuzak gibi vızıldadığını) söyleyerek, hem havadaki elektriği hem de hissettiği yoğun duygusal gerilimi ve heyecanı anlatıyor. Bu kelime, şarkının melankolik ama aynı zamanda tutkulu atmosferini çok iyi yansıtıyor.
Yaz mevsimi genellikle mutluluk ve eğlence demektir, ama Lana Del Rey için durum biraz farklı. Bu şarkı, tam da adının söylediği gibi bir "Summertime sadness" [Yaz hüznü] şarkısı. Her şeyin yolunda gitmesi gereken bir zamanda yaşanan bir vedanın ve melankolinin hikayesini anlatıyor. Şarkıdaki kişi, sevgilisi gitmeden önce ondan son bir öpücük istiyor: "Kiss me hard before you go" [Gitmeden önce beni sıkıca öp]. Bu, hem tatlı hem de acı bir an. O anın tadını sonuna kadar çıkarmak istiyor, çünkü bunun bir son olduğunu biliyor.
Bu hüzünlü atmosfere rağmen, şarkıda güçlü bir yaşam sevinci de var. Şarkıdaki kişi, en güzel kırmızı elbisesini giyiyor, ay ışığında dans ediyor ve kendini canlı hissediyor: "I've got my red dress on tonight... I'm feeling alive" [Bu gece kırmızı elbisem üzerimde... Canlı hissediyorum]. Bu sadece sessiz bir üzüntü değil; aynı zamanda tehlikeli ve heyecan verici bir his. Sahilde hızla araba kullanırken, "I know if I go I'll die happy tonight" [Biliyorum, eğer gidersem bu gece mutlu öleceğim] diyecek kadar anı yaşıyor. Bu, kayıpla yüzleşirken bile güzelliği ve heyecanı bulmakla ilgili bir şarkı.