Chasing kelimesi 'kovalamak' anlamına gelir. Bu şarkıda, bir şeyi veya birini yakalamaya çalışmak, peşinden koşmak anlamında kullanılmıştır.
Linkin Park bu kelimeyi, bir ilişkinin veya bir kişinin peşinden koşarken harcanan zamanı ve çabayı anlatmak için kullanıyor. Şarkının genelindeki hayal kırıklığı ve çaresizlik hissini pekiştiren güçlü bir kelime seçimi.
Hiç birine ulaşmaya çalışıp da sanki bir duvara konuşuyormuş gibi hissettin mi? Linkin Park'ın bu güçlü şarkısı, tam da bu çaresizlik hissini anlatıyor. Şarkıdaki kişi, sevdiği birinin ondan nasıl uzaklaştığını ve aralarına nasıl duvarlar ördüğünü hüzünle izliyor. 'Işıklar açık ama evde kimse yok' sözü, aslında her şey yolundaymış gibi görünse de o kişinin zihnen orada olmadığını mükemmel bir şekilde özetliyor.
Şarkı, iletişim kurma çabasının ne kadar yorucu olabileceğini gösteriyor. Anlatıcı, ne kadar fısıldasa ya da bağırsa da sesini duyuramıyor. Sevdiği kişi, sanki 'gökyüzü başına yıkılıyormuş gibi' sorunlarından kaçıyor ve bambaşka birine dönüşüyor. 'Talking to Myself', sevdiğiniz birini kaybetme korkusuyla ona ulaşmaya çalışırken yaşanan o yalnız ve zorlu mücadeleyi anlatan, duygu dolu bir parça.