Calma kelimesi 'sakinlik' veya 'dinginlik' anlamına gelir. Bu, günlük dilde sıkça kullanılan bir kelime olsa da, şarkının bağlamında özel bir anlam kazanır.
Şarkıda Lagum, "E eu, que nunca fui exemplo de calma" (Ve ben, asla sakinliğin bir örneği olmadım) diyerek geçmişteki huzursuzluğunu ve şimdiki 'daha iyi' halini karşılaştırıyor. Bu kelime, şarkıcının kişisel dönüşümünü ve içsel huzuru bulma yolculuğunu vurguladığı için dikkat çekicidir.
Lagum’un Brezilyalı bir sanatçı olarak söylediği “Bem Melhor”, sakinleşmeyi öğrenen ve geçmişe tutunmadan yoluna devam eden bir anlatıcının şarkısı gibi duruyor. Anlatıcı, “E eu, que nunca fui exemplo de calma” [Ben ki hiçbir zaman sakinliğin örneği olmadım] diyerek eskiden sabırsız olduğunu açıkça kabul ediyor, ardından “Agora eu tô bem melhor” [Şimdi çok daha iyiyim] diyor. Buradaki tô, günlük Portekizcede estou kelimesinin kısalmış hâli. “Se for, fica na minha memória” [Eğer giderse, anımda kalır] dizesi ise bir şeyin ya da birinin hayatından çıkabileceğini, ama hatırasının kalacağını anlatıyor. “E assim eu sigo só” [Böylece tek başıma devam ederim] biraz hüzünlü dursa da şarkı bunu çaresizlik gibi değil, kendi yoluna devam etme kararı gibi söylüyor.
Nakaratın fikri çok net ve hoş bir sadeliğe sahip: “Ser solto é bem melhor” [Özgür olmak çok daha iyi], “Ser leve é bem melhor” [Hafif olmak çok daha iyi]. Buradaki solto, bir ipten çözülmüş gibi serbest kalmayı, leve ise yük taşımadan hafiflemeyi düşündürüyor. Sonra anlatıcı “Celebre a vida e só” [Hayatı kutla, hepsi bu] diyerek meseleyi gereksiz yere büyütmüyor. En tatlı ters köşe de “E solto eu não tô só” [Özgürken yalnız değilim] ve hemen ardından gelen “Eu nunca estive” [Hiçbir zaman yalnız olmadım] sözlerinde. Tek başına ilerlese bile tamamen yalnız olmadığını fark ediyor. “E a gente se vê por aí, quem sabe?” [Belki bir yerlerde karşılaşırız, kim bilir?] cümlesi de vedayı sert bir kapı çarpmasıyla değil, hafif bir omuz silkmesiyle bitiriyor.