Полнеба kelimesi, 'yarım gökyüzü' anlamına gelir. Bu, Rusçada 'yarım' anlamına gelen 'пол-' ön ekinin 'небо' (gökyüzü) kelimesiyle birleşmesiyle oluşmuş ilginç bir ifadedir.
Şarkıda Zemfira, "В полнеба гроза" (Yarım gökyüzünde fırtına var) diyerek, gökyüzünün sadece bir kısmını kaplayan bir fırtınayı tasvir ediyor. Bu, hem görsel olarak çarpıcı bir imge yaratır hem de şarkının melankolik ve bekleyiş dolu atmosferine katkıda bulunur. Bu tür birleşik kelimeler, Rusçanın zenginliğini ve ifade gücünü gösterir.
Zemfira’nın “Снег (Sneg)” adlı şarkısı, karın başlamasını bekleyen iki kişi arasında kurulmuş gizemli ve yakın bir sahne gibi ilerliyor. Anlatıcı, karşısındaki kişiyi hem görüyor hem de duyuyor: “Я вижу тебя, слышу тебя” [Seni görüyorum, seni duyuyorum]. Bu kişi çatılardan ona doğru koşuyor ve geç kalmaktan korkuyor. Gökyüzünün yarısı fırtınayla kaplı, aradan da “ömrün yarısı” kadar uzun bir zaman geçmiş gibi. Ardından anlatıcı, “Отдай мне своё сердце” [Kalbini bana ver] diyerek onu yanına çağırıyor: Oturup karın başlamasını bekleyecekler.
Şarkının en güzel tarafı, her şeyi açıklamaması. Anlatıcı karşısındaki kişiden sırlarını söylemesini ve kar yağmaya başladığında onu nerede araması gerektiğini soruyor: “Скажи мне свои тайны и где тебя искать” [Bana sırlarını ve seni nerede arayacağımı söyle]. Buradaki снег, yani “kar”, yalnızca hava olayı olarak geçiyor; aynı zamanda bu bekleyişin zamanı ve işareti gibi duruyor. “Kar başladığında” cümlesinin tekrar tekrar dönmesi, sanki iki kişi fırtınalı bir gökyüzünün altında buluşmayı kaçırmamaya çalışıyormuş hissi veriyor.