앙증맞고 [angjeungmatgo], küçük ve sevimli bir şeyin insanı gülümsetecek kadar şirin olduğunu anlatır. Şarkıda, fotoğrafın altındaki küçük kırmızı “beğen” düğmesini tarif eder; buradaki -고 [-go] eki “ve” anlamı katar. Gündelik Korecede her zaman karşılaşılmayan, sevimli ve akılda kalıcı bir kelimedir.
TWICE’ın “LIKEY” şarkısı, birinden hoşlanınca sosyal medyada onun dikkatini çekmeye çalışma hâlini tatlı ve biraz da komik ayrıntılarla anlatıyor. Anlatıcı, küçük ekranda en güzel hâliyle görünmek istiyor: “작은 화면 속에 내가 제일 예뻐 보이고파” [Küçük ekranın içinde en güzel görünen kişi olmak istiyorum]. BB krem ve ruj sürüp fotoğraf çekiyor, sonra da karşısındaki kişinin fotoğrafın altındaki kırmızı kalp düğmesine basmasını bekliyor. “좋아요” [beğeni] demenin duygularını anlatmaya yetmediğini söylüyor. Yani burada bir beğeni, basit bir tıklamadan çok daha fazlası gibi: “Beni fark et, bana biraz yaklaş” demenin çekingen yolu.
Şarkının eğlenceli tarafı, bu heyecanın bütün günü yönetmesi. Kıyafet seçmek zahmetli olsa da özensiz görünmek istemiyor; hatta “Me likey likey likey” [Çok hoşuma gidiyor] ve “두근두근두근” [Kalbim küt küt atıyor] sözleriyle içindeki çarpıntıyı doğrudan söylüyor. Karşı taraftan tepki gelmeyince morali bozuluyor, arkadaşları dışarı çağırıyor, sonra nihayet mesaj geliyor ve ruh hâli bir anda değişiyor. “울다가도 다시 신나서 춤추네” [Ağlarken bile yeniden neşelenip dans ediyorum] dizesi, hoşlanmanın ne kadar hızlı bir duygu değişimi yaratabildiğini çok net gösteriyor. Şarkı, bir fotoğrafın altındaki küçücük “beğen” işaretinin bazen insanı uykusuz bırakacak kadar önemli olmasını şakacı bir dille anlatıyor.