Periphery kelimesi 'çevre' veya 'dış kenar' anlamına gelir. Genellikle bir şeyin merkezinden uzakta olan, daha az önemli kısımlarını ifade etmek için kullanılır.
Şarkıda, "Only consistency in your periphery is fear and the bridge of your nose" dizesiyle, kişinin sürekli olarak çevresinde hissettiği korkuyu ve burnunun köprüsünü (yani kendi iç dünyasını) anlatıyor. Bu kelime, günlük dilde sıkça karşılaşılmayan, ancak şarkının derinliğini ve felsefi temasını vurgulayan ilginç bir seçimdir.
Twenty One Pilots'tan "Oldies Station" şarkısı, hayatın iniş çıkışlarıyla nasıl başa çıktığımızı ve zamanla nasıl olgunlaştığımızı anlatan harika bir yolculuk. Şarkı, başlangıçta etrafımızdaki tek tutarlı şeyin "korku ve burnumuzun kemiği" olduğunu söylüyor. Yani, hem içsel korkularımız hem de dış dünyayla yüzleşmemiz. Zamanla bunları görmezden gelmeyi öğrensek de, aslında büyümeye devam ettiklerini fark ediyoruz.
Şarkı, hatalar yapmaktan, verdiğimiz sözleri tutamamaktan ve karanlık anlarla yüzleşmekten bahsediyor. "Karanlık üzerinize çöktüğünde, devam edin" diyor. Sevdiklerimizi kaybetmenin, aşk ve trajedinin kapasitemizi anlamanın, ve her şeyin sürekli değiştiğini kabullenmenin bir ders olduğunu anlatıyor. Yıllar geçtikçe, gözlerimizin duruma alıştığını ve kırmızı ışıkların ne kadar sürdüğünü bile umursamadığımızı görüyoruz. En sevdiğimiz şarkının bir "oldies station"da çalması gibi, hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkma becerimizin artık içselleştiğini ve hayatta kalma mücadelesinin artık bize tanıdık geldiğini anlatıyor. Bu şarkı, hayatın zorluklarına rağmen devam etmenin ve olgunlaşmanın güzelliğini çok güzel bir şekilde özetliyor.