Amazing kelimesi, 'harika', 'şaşırtıcı' veya 'muhteşem' gibi anlamlara gelir. Genellikle bir şeyi veya birini olağanüstü derecede etkileyici bulduğumuzda kullanılır.
Şarkıda, The Cranberries bu kelimeyi bir kişinin zihnini tanımlamak için kullanır: "A totally amazing mind" (Tamamen harika bir zihin). Bu, sadece güzel veya iyi olmaktan öte, hayranlık uyandıran ve derinden etkileyen bir zekayı ifade eder. Şarkının genel romantik ve hayranlık dolu atmosferine çok yakışan güçlü bir kelimedir.
İrlandalı rock grubu The Cranberries'in bu şarkısı, insanın ayaklarını yerden kesen o ani değişim anını anlatıyor. Şarkı doğrudan "My life is changing everyday / In every possible way" (Hayatım her gün değişiyor / Mümkün olan her şekilde) sözleriyle başlıyor. Aşık olunca dünya bir anda başkalaşır ya, vokalist Dolores O'Riordan tam olarak bunu söylüyor. Kendini bu hisse kaptırdığını fark ettiği an ise oldukça net: "The person falling here is me" (Burada düşen kişi benim). İngilizcedeki "fall" (düşmek) fiili, aşk için kullanılan "fall in love" (aşık olmak) deyimini hatırlatıyor; yani kontrolü kaybetmiş bir düşüş bu.
İşin en güzel yanı, şarkının bu hissi hiç saklamadan, biraz da savunmasız kalarak açık etmesi. Karşısındakine "You have my heart so don't hurt me" (Kalbim sende, bu yüzden beni incitme) derken hem kalkanlarını indiriyor hem de açıkça sınırını çiziyor; bu dürüstlük çok tatlı bir cesaret. Sebebi de basit: Karşısındaki insanı "A totally amazing mind / So understanding and so kind" (Tamamen harika bir zihin / Çok anlayışlı ve çok nazik) olarak tanımlıyor. Zaten rüyalar ve gerçekler birbirine karışmış durumda; şarkının sonunda "'Cause you're a dream to me" (Çünkü sen benim için bir rüyasın) diyerek bu kafa karışıklığını en tatlı yerine bağlıyor.