Crimson kelimesi, koyu kırmızı veya kan kırmızısı anlamına gelir. Şarkılarda sıkça rastlanmayan, daha edebi ve güçlü bir renk tanımıdır.
Bu şarkıda Teddy Swims, "Of letting you turn my crimson skies blue" (Koyu kırmızı gökyüzümü maviye çevirmene izin vermek) dizesini kullanarak, sevgilisinin hayatındaki olumsuz veya tutkulu durumu nasıl olumluya çevirdiğini anlatıyor. Crimson, burada tutkulu, belki de öfkeli veya dramatik bir ruh halini temsil ederken, maviye dönmesi huzur ve dinginliği ifade ediyor. Bu metaforik kullanım, kelimeyi daha da ilgi çekici kılıyor.
Teddy Swims'in bu güçlü parçasında, anlatıcı kendini adeta bir mahkeme salonunda bulur. Peki suçu ne? Birini çok fazla sevmek! Şarkı boyunca, ayrılık sonrası yaşadığı yoğun duyguları birer suçmuş gibi sıralar: eski sevgilisinin yeni partnerini kıskanmak, geceleri onu aramak ve hatta evinin önünden geçmek gibi.
Ancak bu bir pişmanlık itirafı değil, tam tersine bir sahiplenme. "If havin' a bleeding heart is a crime / If lovin' you means I'm serving life / I'm guilty, baby" (Eğer kanayan bir kalbe sahip olmak suçsa / Eğer seni sevmek ömür boyu hapis demekse / Suçluyum, bebeğim) derken, bu aşkın acısını ve tutkusunu bir ceza gibi kabul ettiğini ilan ediyor. Şarkı, aşkın bazen nasıl sınırları aşan, takıntılı ve "suçlu" hissettiren bir duyguya dönüşebileceğini içten bir şekilde anlatıyor.