Fingertips kelimesi, kelimenin tam anlamıyla "parmak uçları" anlamına gelir. Bu, günlük dilde sıkça kullanılan bir kelime olmasa da, şarkıda çok güçlü bir metafor olarak kullanılmıştır.
Şarkıda Shawn Mendes, sevdiği kişinin "parmak uçlarından kayıp gittiğini" (slipping through my fingertips) anlatarak, onu kaybetme korkusunu ve çaresizliğini çok dokunaklı bir şekilde ifade ediyor. Bu kelime, ayrılığın getirdiği hassasiyeti ve kırılganlığı vurgulayarak dinleyicide derin bir etki bırakıyor.
Shawn Mendes'in "When You're Gone" şarkısı, bir ayrılığın eşiğindeki veya ayrılık sonrası yaşanan o karmaşık duyguları çok güzel anlatıyor. Şarkı, birini kaybetmenin eşiğinde olmanın ve o kişiye ne kadar değer verildiğini ancak o kişi gittiğinde anlamanın acısını işliyor. Mendes, "You never know how good you have it / Until you're staring at a picture / Of the only girl that matters" [Sahip olduğun şeyin ne kadar iyi olduğunu asla bilemezsin / Ta ki önemli olan tek kızın bir fotoğrafına bakana kadar] dizeleriyle bu durumu çok net ifade ediyor.
Şarkının ana teması, sevilen birini kaybetme korkusu ve bu duruma alışmak istememe. "I don't wanna know what it's like / When you're gone" [Gittiğinde nasıl bir şey olduğunu bilmek istemiyorum] ve "I don't wanna move on" [Devam etmek istemiyorum] gibi sözlerle bu direnci ve acıyı hissediyoruz. Mendes, parmaklarının arasından kayıp giden bir ilişkiyi "You're slipping through my fingertips / A little bit by a little bit" [Parmaklarımın arasından kayıp gidiyorsun / Azar azar] diyerek betimliyor. Bu şarkı, bir yandan tutunmaya çalışırken, diğer yandan da kaçınılmaz sona doğru ilerlemenin verdiği o buruk hissi dinleyiciye çok iyi aktarıyor.