Impronta, bir yüzeyde kalan "iz" veya "damga" anlamına gelir; şiirsel ve günlük konuşmada çok sık karşılaşılmayan etkileyici bir kelimedir.
Şarkıda "la tua impronta sul cuscino" ifadesi, sevgilinin yastıkta bıraktığı fiziksel izden çok, onun yokluğuna rağmen kalan duygusal izi anlatır. Bu kullanım, ayrılığın ve özlemin ne kadar derin olduğunu güçlü bir görüntüyle ifade eder.
“Come Vorrei”, yani “Ne çok isterdim”, kışın ortasında yalnız kalan birinin sevgilisine duyduğu özlemi anlatıyor. Anlatıcı günlerce uyuyamıyor, evde sessizlikle baş başa oturuyor ve camın arkasından karın yağışını izlerken sevgilisini ateşin yanında bekliyor: “Ci sono giorni in cui non dormo e penso a te” [Uyumadığım ve seni düşündüğüm günler var]. Noel bile bir yıl önceki gibi değil; bu akşam “troppo triste, troppo uguale” [fazla hüzünlü, fazla aynı]. Buradaki tekrar duygusu çok belirgin: Sevgilisi yokken akşamın her dakikası birbirine benziyor.
Nakaratta dilek daha açık ve biraz da bencilce söyleniyor: “Come vorrei che tu mi amassi a modo mio” [Beni kendi istediğim şekilde sevmeni ne çok isterdim]. Anlatıcı, uzaklaşan aşklarının güneşte eriyen kar gibi sessizce yok olmasından korkuyor. Bir yandan sevgilisinin gitmek istediğini gördüğünde onu anlaması gerektiğini biliyor, öte yandan bu ilişkide yalnızca onun yaşattığı kıskançlığa kapılıyor. Son kıtada başka bir kadının yastıktaki izin silmeye gelmeyeceğini söylüyor; hatta aya bile yakınmasını anlatıyor: “Non vuole più starmi vicino” [Artık yanımda durmak istemiyor]. Bu ayrıntı biraz fazla dramatik, ama şarkının dünyasında yalnızlık o kadar büyümüş ki ay bile arkadaşlık etmeyi bırakmış gibi.