Raíz, “kök” anlamına gelir ve bir bitkinin toprağa tutunan kısmını ifade eder. Şarkıda ise mecaz olarak, sevdiği kişinin onun içinde çok derinlere yerleştiğini ve hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatır: “Yo te llevo dentro, hasta la raíz” yani “Seni içimde, köklerime kadar taşıyorum.”
Natalia Lafourcade’nin Meksika’dan gelen bu şarkısı, geçmişteki birini zihinden uzaklaştırmanın imkânsızlığını doğa görüntüleriyle anlatıyor. Anlatıcı nehirleri geçiyor, ormanlarda yürüyor, güneşi seviyor ve kalbinin derinliklerindeki dikenleri tek tek çıkarıyor. Geceleri “sigo encendiendo sueños” [hayalleri yakmaya devam ediyorum] diyerek anıları kutsal dumanla temizlemeye çalışıyor. Ama o kişi, beyaz kuma mavi gökyüzünün altına adı yazıldığında, gri bir bulutun biçiminde gökyüzüne bakıldığında ve geçmişi görmek için yüksek bir tepeye çıkıldığında yeniden beliriyor.
Şarkının en güçlü cümlesi nakaratta geliyor: “Yo te llevo dentro / hasta la raíz” [Seni içimde, köklerime kadar taşıyorum]. Buradaki “raíz”, yani “kök”, bu kişinin yüzeysel bir hatıra olmadığını anlatıyor; büyüdükçe bile içeride kalıyor. Dağın arkasına saklanmak ya da şeker kamışı dolu bir tarla bulmak da işe yaramıyor. “Mi rayo de luna” [ay ışığım] diye seslendiği bu kişi, yaşanan her anın ve belirsizlikte geçen her saniyenin oluşturduğu, teninin altında taşıdığı bir bağa dönüşmüş. Şarkı biraz ısrarcı, hatta “gitmenin hiçbir yolu yok” derken hafifçe meydan okuyor: İnsan uzaklaşabilir, ama bazı anılar kök saldıysa peşinden gelmeye devam eder.