Amargura kelimesi 'acı' veya 'keder' anlamına gelir. Şarkıda bu kelime, yalnızlığın ve hayal kırıklığının getirdiği derin duygusal acıyı ifade etmek için kullanılıyor.
Marisa Monte, "Amargura em minha boca" (Ağzımda acı) dizesiyle bu duyguyu somutlaştırarak, yalnızlığın sadece zihinsel değil, aynı zamanda fiziksel bir his olduğunu vurguluyor. Bu kelime, şarkının genel melankolik ve düşünceli atmosferini çok iyi yansıtıyor.
Marisa Monte’nin, Brezilyalı sanatçı Paulinho da Viola ile seslendirdiği “Dança da Solidão”, yani “Yalnızlığın Dansı”, yalnızlığı ağır ve neredeyse elle tutulur bir şey gibi anlatıyor. “Solidão é lava que cobre tudo” [Yalnızlık her şeyi kaplayan lavdır] dizesinde yalnızlık, çevresindeki her şeyi örten sıcak ve sert bir maddeye dönüşüyor. Ardından “amargura em minha boca” [ağzımda acılık] ve “sorri seus dentes de chumbo” [kurşun dişleriyle gülümser] gelir. Buradaki amargura, yalnızca üzülmek değil, insanın ağzında kalan acı tattır. Nakarattaki “Danço eu, dança você” [Ben dans ederim, sen dans edersin] ise biraz tuhaf, hatta acı bir oyun kurar: Hayal kırıklığı içindeki iki kişi, “yalnızlığın dansında” aynı ritme ayak uydurur.
Şarkı, bu duyguyu farklı insanların hikâyeleriyle de yan yana koyuyor: Camélia dul kalır, Joana âşık olur, Maria aşkı yüzünden ölümü dener. Bu kısa isimler, aşkın herkes için başka bir yara açabildiğini söyler. Anlatıcı babasının “Meu filho, tome cuidado” [Oğlum, dikkatli ol] uyarısını hatırlar ve geleceği düşünürken geçmişini unutmaz. Gece yarısı düşünceleri dolaşırken parmaklarını viola üzerinde gezdirir. Buradaki viola, Brezilya müziğinde kullanılan telli bir çalgıdır. Sonra şarkı beklenmedik biçimde bir çıkış yolu bırakır: “Quem beber daquela água / não terá mais amargura” [O sudan içen kişi artık acı çekmeyecek]. Yani bütün bu ağır görüntülerin sonunda, içene acılığı unutturacağı söylenen temiz bir su kaynağı vardır. Acımasız bir şarkı gibi başlayıp küçük, masalsı bir umutla bitmesi onu özellikle güzel kılıyor.