Retrograde kelimesi, genellikle bir gezegenin yörüngesinde geriye doğru hareket etmesi gibi, normal akışın tersine dönmesi veya gerilemesi anlamına gelir.
Bu şarkıda, "My head is spinning time in retrograde" dizesinde, zamanın geriye doğru aktığı hissini ifade etmek için kullanılıyor. Bu, geçmişe duyulan özlemi ve yaşananları geri sarma arzusunu çok güçlü bir şekilde anlatan, günlük dilde sıkça rastlanmayan, ilgi çekici bir kelime seçimidir.
KATSEYE'den "Bel Air" şarkısı, geçmiş bir aşkın anılarıyla dolu, içten bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Şarkıcı, aynada gördüğü kişiyi cumartesiden beri aklından çıkaramıyor ve zamanın geriye sardığını hissediyor. "Still falling for you, still running from you" [Hala sana aşığım, hala senden kaçıyorum] derken, bu karmaşık duyguyu çok güzel anlatıyor.
Eğer bir günlüğüne zamanı geri sarabilselerdi, sevgilisini Bel Air'e götüreceğini ve "We wouldn't be the ones who got away" [Kaçıp gidenler biz olmazdık] diye hayal ediyor. Ama gerçekte, o arabanın gidişini izlerken kalbi kanıyor ve sevgilisinin onu öldüreceğini düşünüyor. Şarkının nakaratı ise bu ayrılığı çok net bir şekilde ortaya koyuyor: "When you were mine, You gave me paradise, Then took the key, Now look at me, I'm leaving you behind" [Benimken, bana cenneti verdin, sonra anahtarı aldın, şimdi bana bak, seni geride bırakıyorum]. Bu sözler, hem acıyı hem de sonunda alınan kararı çok iyi ifade ediyor.