Breathing kelimesi, 'nefes almak' anlamına gelir ve genellikle hayatta olmanın temel bir göstergesidir.
Bu şarkıda, "Has no one told you she's not breathing?" (Kimse sana onun nefes almadığını söylemedi mi?) cümlesiyle kullanılması, kelimeye derin bir anlam katıyor. Bu ifade, sadece fiziksel bir durumu değil, aynı zamanda bir yokluğu, bir kaybı veya bir şeyin sona erdiğini ima ediyor. Şarkının melankolik ve gizemli atmosferine çok uygun, düşündürücü bir kelime seçimi.
Evanescence'in bu piyano baladı, çocukluk anıları ve trajik bir kayıpla yüzleşmenin dokunaklı bir portresini çiziyor. Şarkı, "oyun parkı" ve "okul zili" gibi masum imgelerle başlar, ancak "Onun nefes almadığını sana kimse söylemedi mi?" dizesiyle aniden karanlık bir atmosfere bürünür. Bu şarkı, solist Amy Lee'nin küçük yaşta kaybettiği kız kardeşine adanmıştır ve dinleyiciyi yasın en ham ve içsel anlarına tanıklık etmeye davet eder.
Şarkı sözleri, acıyla başa çıkmaya çalışan bir zihnin içindeki diyaloğu yansıtır. Anlatıcı, kendisiyle konuşur; zihni hem "konuşacak birini veren" bir dost hem de gerçeği saklamasına yardımcı olan "senin için yaşayan bir yalan" haline gelir. "Gülümsersem ve inanmazsam, yakında bu rüyadan uyanacağımı biliyorum" gibi dizeler, inkâr ve kabullenme arasındaki mücadeleyi gösterir. Bu, kaybın gerçekliğiyle boğuşan bir ruhun, kendini onarmaya çalışılmasını reddeden ("Beni düzeltmeye çalışma, bozuk değilim") ve geçmişin gölgesinde kalan ("Dünden geriye kalan tek şey") birinin samimi bir ifadesidir.