Bulletproof kelimesi, 'kurşun geçirmez' anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir nesnenin kurşunlara karşı dayanıklılığını ifade eder.
Bu şarkıda ise Alan Walker, bu kelimeyi metaforik olarak kullanıyor. Şarkıcı, kalbinin kurşun geçirmez olmasını dileyerek, aşkın getirdiği acılara karşı korunma arzusunu dile getiriyor. Bu, kelimeye derin bir duygusal anlam katıyor ve şarkının ana teması olan kırılganlık ve dayanıklılık arasındaki çatışmayı vurguluyor.
Norveçli sanatçı Alan Walker'ın bu şarkısı, kalp kırıklığının acısıyla başa çıkmaya çalışan birinin iç sesini yansıtıyor. Şarkının sözleri, sanki eski bir dostuymuş gibi "tatlı keder" ve "sevgili sefalet" ile bir sohbete başlıyor. Anlatıcı, tekrar sevmekten o kadar korkuyor ki, kalbinin taştan ya da daha iyisi, bir elmastan yapılmasını diliyor. Eğer kalbi bir elmas gibi kırılmaz olsaydı, kendini korkusuzca aşka bırakabilir ve tüm sevgisini sunabilirdi.
Şarkı, bu "elmas kalp" hayali üzerinden güçlü imgeler kuruyor. Kurşunlara karşı dayanıklı olmak, hançerlerin içinden yürüyüp geçmek ve zehirlere meydan okumak gibi metaforlar, aslında duygusal acıya karşı bir zırh arzusunu anlatıyor. Bu, hissiz olmakla ilgili değil; tam tersine, sevginin getirebileceği tüm zorluklara ve acılara rağmen ayakta kalabilecek kadar güçlü olma isteğiyle ilgili. Şarkı, sevmek için her şeyini vermeye hazır olan ama kırılganlığı yüzünden kendini geri çeken birinin dokunaklı hikayesini anlatıyor.