Червонец kelimesi, on rublelik altın sikke anlamına gelir. Günlük dilde pek sık rastlanmayan, daha çok tarihi veya edebi metinlerde karşımıza çıkan ilginç bir kelimedir.
Şarkıda, kahraman çiçek bulamadığı için üzgün olduğunu belirtirken, "Хоть за червонец, хоть за сто" (İster on rubleye, ister yüz rubleye olsun) diyerek, ne kadar para verirse versin, gökyüzünde çiçek bulmanın imkansızlığını vurgular. Bu kelime, şarkının nostaljik ve biraz da hüzünlü atmosferine katkıda bulunur.
Yuriy Loza’nın “Сто Часов” (Sto Chasov, “Yüz Saat”) şarkısında, uzun süre uzakta kalan bir adam sevdiğinin yanına yalnızca kısa bir süreliğine döner. Daha ilk dizelerde özlemini anlatır: “Я был так долго далеко” [“Çok uzun süre uzaktaydım”]. Eve gelince ondan hüzünlerini dağıtmasını, yanağını yanağına yaslamasını ister. Sofraya ne varsa koymasını ve kötü haberleri şimdilik bir kenara bırakmasını söyler. Çünkü birlikte geçirecekleri zaman sadece “сто часов” [“yüz saat”] kadardır. Bu yüzden bu buluşmada uyumak bile gereksiz görünür: “Сегодня долго не уснем” [“Bu gece uzun süre uyumayacağız”].
Şarkının en sevilen taraflarından biri, romantik sözlerin arasına giren küçük ve komik ayrıntılar. Adam, sevgilisinin zayıfladığını ve daha genç göründüğünü fark eder; ayrıca yine çiçek getiremediği için özür diler. Sebebi de oldukça pratik: “А в небе взять их просто негде” [“Gökyüzünde çiçek bulmak mümkün değil”]. “Хоть за червонец, хоть за сто” [“İster on rubleye, ister yüze”] sözü, ne kadar para verse de uçakta çiçek satın alamayacağını anlatır; “червонец” burada on rublelik eski bir para için kullanılan sözcüktür. Son bölümde yolunun yine uzak ve zor olduğu, onun ise bekleyişe mahkûm kaldığı söylenir. Yine de adam bir söz verir: “Я прилечу часов на сто” [“Yüz saatliğine uçup geleceğim”]. Şarkı böylece büyük vaatlerden çok, kısa bir buluşmanın her dakikasına sarılan iki insanı gösterir.