Saudade kelimesi Portekizce'ye özgü, derin bir özlem ve hasret duygusunu ifade eder. Sadece birini veya bir şeyi özlemekten öte, geçmişte yaşanan güzel anlara duyulan nostaljik bir acıyı da içerir.
Bu şarkıda "Que saudade" ifadesi, kaybedilen bir aşka duyulan yoğun özlemi ve bu özlemin getirdiği acıyı vurgular. Şarkının ana teması olan bu kelime, Portekiz kültüründe çok önemli bir yere sahiptir ve bu duyguyu başka bir dilde tam olarak karşılamak zordur.
Brezilyalı müzisyen Thiaguinho ve Alexandre Pires, bu şarkıda iki eski dost gibi dertleşerek söze giriyor: Ayrılık kapıya dayandığında çekip gitmek mi daha kolay, yoksa kalıp acıyı beklemek mi? Şarkıdaki anlatıcı, terk edileceğini anladığı an gardını alıp geri çekilmeye karar veriyor. Bunu da açıkça söylüyor: "Eu fui me afastando devagar pra te esquecer, antes que você me diga que não quer mais me beijar" (Beni artık öpmek istemediğini söylemeden önce, seni unutmak için yavaşça uzaklaştım). Karşı taraf son sözü söylemeden önce aramaları kesmek ("Eu não te ligo mais" - Artık seni aramıyorum) belki gururu kurtarıyor ama içteki sızıyı dindirmiyor.
İşin aslı, ne kadar büyük bir sevgi varsa ayrılığın faturası da o kadar ağır oluyor: "Quanto mais amor existe, é maior a dor do fim" (Ne kadar çok aşk varsa, sonun acısı o kadar büyük olur). Şarkının nakaratında tekrar tekrar geçen "saudade" kelimesi ise tam olarak Türkçedeki o derin 'özlem', 'hasret' ve geride kalan boşluk hissini anlatıyor. Bütün çabalara rağmen elde sadece ağlamak ve koca bir özlem kalınca ("E o que me resta é chorar de saudade" - Ve bana kalan tek şey özlemden ağlamak), şarkı da bu kaçınılmaz ayrılık hüznünü dürüstçe yüzümüze vuruyor.