Ghosts kelimesi 'hayaletler' anlamına gelir. Bu şarkıda, System Of A Down bu kelimeyi sadece ölü ruhları ifade etmek için değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorgulamanın metaforu olarak kullanıyor.
Şarkı, "Sweet berries ready for two ghosts" (İki hayalet için hazır tatlı böğürtlenler) diyerek başlıyor ve dinleyiciyi yaşam, ölüm ve varoluşun gizemleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Bu kelime, şarkının derin felsefi temasına kapı aralayan ilgi çekici bir seçimdir.
System Of A Down'dan "Question!" şarkısı, bizi hayatın büyük soruları üzerine düşünmeye davet eden, biraz da kafa karıştırıcı bir rüya gibi. Şarkı, "Sweet berries ready for two ghosts / Are no different than you" [İki hayalet için hazır tatlı meyveler / Senden farklı değil] dizeleriyle başlıyor ve sanki hepimizin birer hayalet adayı olduğunu fısıldıyor. Bu tatlı meyveler, belki de hayatın sunduğu güzellikler, ama kimin için? Bizim için mi, yoksa bizden sonra gelecekler için mi?
Şarkı boyunca tekrarlanan "Dreaming, dreaming the night, dreaming all right / Do we, do we know, when we fly? / When we, when we go / Do we die?" [Rüya görüyoruz, geceyi rüya görüyoruz, her şey yolunda rüya görüyoruz / Biliyor muyuz, uçtuğumuzda? / Gittiğimizde / Ölür müyüz?] soruları, varoluşsal bir sorgulamaya dönüşüyor. Rüyalarımızda uçarken hissettiğimiz o özgürlük, ölümle gelen bilinmezlikle nasıl birleşiyor? Şarkı, bu sorulara net bir cevap vermiyor, aksine bizi kendi içimizde bu gizemleri keşfetmeye teşvik ediyor. "La, la, la, la. la" kısımları ise, bu derin düşüncelerin arasında bir nefes alma alanı gibi, belki de cevapsız kalan soruların melankolik bir kabullenişi.