Kvavt kelimesi 'boğucu', 'sıkıcı' veya 'havasız' anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir ortamın havasızlığını veya bir durumun bunaltıcılığını ifade etmek için kullanılır.
Bu şarkıda ise, ana karakterin sevdiği kişinin yanında hissettiği utangaçlık ve gerginlik nedeniyle nefes almakta zorlanmasını, bu durumun yarattığı 'boğucu' hissi anlatmak için kullanılıyor. Duygusal bir sıkışmışlığı çok güzel bir şekilde yansıtan, akılda kalıcı bir kelime.
Säkert!’in bu şarkısı, iki insanın birbirine yaklaşmak isteyip bunu söylemeye cesaret edememesini hem komik hem de biraz fazla büyük bir fikirle anlatıyor. Anlatıcı, onun yanında dans ediyor, saat dörtte eve gitmek isterken sabaha kadar kalıyor ve “Utan att våga säga mer än hej” [“Merhaba demekten fazlasını söylemeye cesaret edemeden”] orada duruyor. Yaş farkını da sigara üzerinden şakaya çeviriyor: “Du är rätt ung, jag är äldre än du” [“Sen oldukça gençsin, ben senden büyüğüm”], ama sigara içtiği için “plus minus noll” [“artı eksi sıfır”], yani aradaki farkı kafasında eşitliyor. Ardından gelen “Vi kommer att dö samtidigt, du och jag” [“Sen ve ben aynı anda öleceğiz”] romantik bir söz gibi başlayıp bir anda ölüm fikrine sapıyor. Tam da bu yüzden etkileyici ve biraz tuhaf: daha birbirlerine “merhaba” bile diyememişken ortak sonlarını ilan ediyorlar.
Köpeklerle ilgili bölüm bu düşünceyi daha da garipleştiriyor. Tanıdığı bir köpek öldükten birkaç gün sonra, onun köpek arkadaşı da ölüyor; çünkü birbirlerinin en iyi dostuymuşlar ve biri olmadan yaşamanın anlamı kalmamış. Anlatıcı bunu önce anlamıyor, sonra kendi geleceğine uyarlıyor. Yakınında durmak bile nefesini kesiyor: “Åh, kom inte närmre” [“Ah, yaklaşma”] derken hemen ardından “Snälla kom närmre” [“Lütfen yaklaş”] diye yalvarıyor. Son bölümde ikisi aynı ritimde dans ediyor, duyguları şakaya ve ironiye çevirerek kendilerini koruyorlar. “Va smart i kväll” [“Bu gece akıllı ol”] sözü de sanki kalbine kapıyı kapatıp durumu fazla ciddiye almamaya verilen bir öğüt gibi. Şarkı, çekingen bir dans gecesini, sigara dumanını, köpek dostluğunu ve “aynı anda ölmek” kadar abartılı bir aşk cümlesini aynı masaya oturtuyor.