Köttet är svagt ifadesi, kelimenin tam anlamıyla "et zayıf" anlamına gelir. Ancak bu, İncil'den gelen "ruh istekli ama et zayıf" (the spirit is willing but the flesh is weak) deyişine bir göndermedir.
Şarkıda, bu ifade kişinin yapmak istediği bir şeyi (gitmek gibi) yapmasını engelleyen fiziksel veya dünyevi arzuları, zayıflıkları ve bağımlılıkları anlatır. Kahraman gitmek istediği halde, bedensel zayıflığı veya geçmişin anıları onu alıkoymaktadır. Bu, şarkının ana temasını oluşturan güçlü ve derin bir ifadedir.
Säkert!’in bu şarkısında geçmiş, sakinleşmiş sanılırken bir anda bedene ve hafızaya geri dönüyor. “Nu kommer allt tillbaks” [Şimdi her şey geri geliyor] sözü tekrar tekrar dönüyor; kalp, baş, parmaklar, beden, nefes ve sıkılmış yumruklar sanki yaşanmış bir anı yeniden oynatıyor. Anlatıcı, kafasının içinde “idioter” [aptallar] kelimesini duyuyor; bu sert, biraz da rahatsız edici tekrar, o anın düşünceleri susturamadığını gösteriyor. Sonra sokaklar, uzaktaki dükkân, apartmanlar, bir ceket ve tanıdık bir koku devreye giriyor. Küçücük ayrıntılar bile unutulmuş olayı geri çağırmaya yetiyor.
Şarkının en açık düğümü şu cümlede: “Jag borde gå men köttet är svagt” [Gitmeliyim ama et zayıf]. Buradaki “kött”, yani “et”, insanın bedensel ve iradesi kolayca sarsılan yönünü anlatıyor; kişi gitmesi gerektiğini biliyor, yine de kalıp konuşmak istiyor. Fakat “allt kommer tillbaks” [her şey geri geliyor]. Bir arkadaşla karşılaşmaktan kaçınmasının nedeni de bu: onu görünce geçmiş yeniden başlıyor. Finalde anlatıcı kapıdan içeri girip merdivenleri çıkıyor, avluyu geçiyor ve “Är aldrig över dig” [Seni hiç atlatamadım] diyor. Neşeli bir karşılaşma şarkısı değil bu; bir ceket, bir yol ve kargaların sesiyle eski bir olayın tekrar tekrar açıldığı, kısa ve çok fiziksel bir hafıza sahnesi.