Pixie dust kelimesi, 'peri tozu' anlamına gelir. Bu, özellikle Peter Pan hikayelerinden bilinen, sihirli güçlere sahip olduğuna inanılan ışıltılı bir tozdur.
Şarkıda, Peter Pan'ın ana karakteri 'peri tozuyla serpmesi' ve ona inanmasını söylemesiyle, hayal gücünün ve inancın gücünü vurguluyor. Bu kelime, şarkının fantastik ve masalsı atmosferini çok iyi yansıtıyor ve dinleyicinin hayal gücünü harekete geçiriyor.
Ruth B.'nin "Lost Boy" şarkısı, Peter Pan'ın büyülü dünyasına yapılan bir yolculuğu anlatıyor. Şarkının başında, yalnız hisseden ve gidecek bir yeri olmayan birini görüyoruz: "There was a time when I was alone / No where to go and no place to call home" [Yalnız olduğum bir zaman vardı / Gidecek hiçbir yerim ve ev diyebileceğim hiçbir yerim yoktu].
Sonra bir gece, Peter Pan beliriyor ve onu Neverland'e götürüyor. Orada, kahramanımız artık yalnız değil, Peter Pan ve diğer Kayıp Çocuklar'la birlikte maceralara atılıyor, Kaptan Kanca'dan kaçıyor ve "Away from all of reality" [Tüm gerçeklikten uzakta] bir hayat yaşıyor. Şarkı, Neverland'in bir ev haline gelmesini ve Kayıp Çocuklar'ın özgürlüğünü kutluyor. "Neverland is home to lost boys like me / And lost boys like me are free" [Neverland benim gibi kayıp çocukların evi / Ve benim gibi kayıp çocuklar özgürdür] sözleri, bu yeni bulunan aidiyet ve özgürlük hissini çok güzel özetliyor.