Suitcase kelimesi 'bavul' anlamına gelir. Şarkıda, geçmiş anıların bir bavula sığdırılması metaforuyla kullanılmıştır.
Sanatçı, bir zamanlar çok yakın olduğu ilişkisinin anılarının artık sadece bir bavulda taşınan eşyalar gibi olduğunu anlatarak, ilişkinin bitişini ve geride kalanları güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu kelime, ayrılığın ve geçmişin ağırlığını sembolize etmesiyle dikkat çekicidir.
Ruth B. ve Dean Lewis'ten "28" şarkısı, bir ilişkinin bitişi ve kendini yeniden bulma yolculuğu hakkında samimi bir hikaye anlatıyor. Şarkıcı, eski sevgilisini her şeyin önüne koyduğunu ("Put you first, just like you wanted" [Seni ilk sıraya koydum, tam istediğin gibi]) ama bunun kıymetinin bilinmediğini ("Gave you me, you took for granted" [Sana kendimi verdim, sen bunu hafife aldın]) fark ediyor.
Şimdi 28 yaşında, arkadaşlarından uzaklaşmış ve hayallerini bir kenara bırakmış hissediyor. "I almost threw it all away" [Neredeyse her şeyi bir kenara atacaktım] derken, bu ilişkinin onu ne kadar tükettiğini anlıyoruz. Şarkı, "I guess I had to lose you on the way to finding me" [Sanırım kendimi bulma yolunda seni kaybetmem gerekiyordu] dizesiyle, ayrılığın aslında bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu çok güzel ifade ediyor. Kalbinin derinliklerinde hala sevgi olsa da, kendi yolunu bulmak için bu ayrılığın kaçınılmaz olduğunu görüyor.