Zeitgefühl, Almancada “zaman duygusu” veya “zaman algısı” anlamına gelir. Zeit (zaman) ve Gefühl (duygu) kelimelerinin birleşiminden oluşan bu bileşik kelime, Almancanın yaratıcı kelime yapısını gösterir.
Şarkıda anlatıcı, beklemekten ve yaşadığı duygusal boşluktan dolayı zaman algısını kaybettiğini söyler: „Hab mein Zeitgefühl verloren“ yani “zaman duygumu kaybettim.” Bu ifade, ayrılığın zamanı nasıl yavaşlatıp belirsizleştirdiğini etkileyici biçimde anlatır.
Max Giesinger’in “Nicht So Schnell” şarkısında anlatıcı, geri dönmeyen birini beklerken zaman duygusunu kaybediyor. “Die Tage werden kürzer” [Günler kısalıyor] derken yalnızca mevsimi değil, bekleyişin ağırlaşmasını da anlatıyor. Dışarıya “Es ist erträglich” [Dayanılır] diyebiliyor, ama aslında hayatını askıya almış durumda: “Von mir aus bleib ich ewig” [Benim için sonsuza kadar kalabilirim]. “Für den Fall der Fälle” [Her ihtimale karşı] ifadesi, karşı taraf fikrini değiştirip geri döner diye beklemeyi anlatan günlük bir deyim. Bu yüzden “Du sollst dich nicht verändern” [Değişmemelisin] derken bile, sevdiği kişinin dönmesi için her şeyin aynı kalmasını umuyor.
Şarkının en akılda kalan görüntüsü kalbin buzun üzerinde olması: “Mein Herz liegt auf Eis” [Kalbim buzun üzerinde]. Kalp hâlâ atıyor, dans ediyor, yaşıyor ve gülüyor, fakat “Nur nicht so schnell” [Sadece o kadar hızlı değil]. Bu tekrar, ayrılığın hayatı tamamen durdurmadığını, yalnızca yavaşlattığını söylüyor. Anlatıcı bir yandan Ostsee’de, yani Almanya’nın Baltık Denizi kıyısında, bir Strandkorbda [kumsalda kullanılan kapalı hasır plaj koltuğu] sevgilisiyle geçirdiği baharı hatırlıyor; bir yandan da çevresindekilerin “Er verschwendet seine Zeit” [Zamanını boşa harcıyor] diye fısıldadığını duyuyor. Bence şarkının en acı tarafı burada: Herkes beklemenin boşuna olduğunu görüyor, ama o yine de kısa süreliğine uzaklaşırsa sevdiği kişinin çıkıp gelebileceğine inanıyor.