İnquietudine kelimesi 'huzursuzluk', 'endişe' veya 'tedirginlik' anlamına gelir. Bu, günlük dilde sıkça karşılaşılmayan, daha derin ve duygusal bir kelimedir.
Şarkıda Laura Pausini, Marco'suz yaşamanın getirdiği içsel boşluğu ve belirsizliği ifade etmek için bu kelimeyi kullanır: "È l'inquietudine di vivere la vita senza te" (Sensiz bir hayat yaşamanın huzursuzluğu). Bu kelime, ayrılığın yarattığı derin duygusal durumu çok güçlü bir şekilde aktarır.
Laura Pausini'nin "La Solitudine" şarkısı, genç bir kızın kalbini paramparça eden ilk aşk acısını anlatıyor. Marco adında bir çocuk, babasının işi yüzünden taşınmak zorunda kalmış ve geride kalan kızımız için dünya durmuş gibi.
Şarkı boyunca, kızın Marco'suzluğa nasıl dayandığını görüyoruz. Okulda sırası boş, sabah yedibuçuk treni onsuz gidiyor. "Marco se n'è andato e non ritorna più" [Marco gitti ve bir daha geri gelmeyecek] derkenki o çaresizliği hissedebiliyorsunuz. Marco'nun fotoğrafını günlüğünde saklıyor, İngilizce ve matematik ödevlerinin arasında bile onu düşünüyor. "Chissà se tu mi penserai" [Acaba beni düşünecek misin] diye sorarken, onun da kendisi gibi odasına kapanıp yastığına sarılarak ağlayıp ağlamadığını merak ediyor. Bu şarkı, ilk aşkın saf ve yoğun hüznünü o kadar güzel anlatıyor ki, dinlerken sizin de içiniz burkulacak.