Ubriaca kelimesi 'sarhoş' anlamına gelir ve genellikle bir kişinin alkol veya başka bir madde etkisi altında olduğu durumu ifade eder.
Bu şarkıda, Irama bu kelimeyi romantik bir bağlamda kullanarak sevdiği kişinin sarhoşken bile ne kadar çekici ve büyüleyici olduğunu anlatır. "Ubriaca, mi sorridi appena" (Sarhoş, bana hafifçe gülümsüyorsun) dizesi, bu özel anın samimiyetini ve yoğunluğunu vurgular.
Irama’nın “Cabana” şarkısı, kalabalık ve gürültülü bir gecede iki kişinin birbirine kilitlendiği flört dolu bir anı anlatıyor. Karşısındaki kadın hafifçe sarhoş, sigara dumanının arkasında gülümsüyor ve dans ediyor: “So che mi stai guardando” [Bana baktığını biliyorum]. Anlatıcı da ona yoğun biçimde bakıyor; bu bakışın başını döndürdüğünü söylüyor ama dansı bırakmaya hiç niyeti yok. İnsanların arasında dans ederken çevre yavaşlıyor, sesler susuyor. “Ti prendo le mani / Mi prendi le mani” [Ellerini tutuyorum / Sen de ellerimi tutuyorsun] sözleri, çekimin karşılıklı olduğunu açıkça gösteriyor.
Nakarattaki “cabana” kelimesi şarkıda tekrar tekrar kullanılan özel bir ifade gibi duruyor; sözler bu kelimeyi açıklamıyor, daha çok gecenin, bakışların ve yakınlaşmanın adı hâline getiriyor. “Dentro i tuoi occhi, cabana” [Gözlerinin içinde, cabana] ve “Mentre ti spogli, cabana” [Soyunurken, cabana] sözleri yakın ve oldukça cesur bir sahne kuruyor. Bir yandan kadın ona güvenmiyor, diğer yandan anlatıcı onun her adımını izliyor: “Ti seguo ad ogni passo” [Her adımında seni takip ediyorum]. Sonuçta şarkı, içki, sigara, kahkaha ve dans arasında yaşanan kısa ama akıldan çıkmayan bir geceyi anlatıyor. Ertesi gün ne olacağı belirsiz, fakat anlatıcı bu kişiyi bütün gece düşünmeye devam ediyor.