Baladin kelimesi, 'gezgin ozan' veya 'şarkıcı' anlamına gelir. Günlük dilde sıkça karşılaşılmayan, daha edebi ve romantik bir çağrışımı olan bir kelimedir.
Şarkıda Garou, kendi 'baladin' fikirlerinden bahsederek, bir gezgin ozanın özgür ruhunu ve belki de biraz dağınık yaşam tarzını ima ediyor. Bu kelime, şarkıcının kendi iç dünyasını ve sanatsal ruhunu yansıtması açısından oldukça ilgi çekicidir.
Garou’nun Fransızca söylediği “À Toi”, sevgiliye sunulan uzun ve samimi bir kadeh kaldırma gibi ilerliyor. “À toi” [Sana] diyerek onun güzelliğini, bazen biraz yapay duran şefkatli sözlerini ve hâlâ içinde yaşayan küçük kızı anıyor: “À la petite fille que tu étais” [Bir zamanlar olduğun küçük kıza]. Ardından sevgilinin geçmişine, pişmanlıklarına ve “anciens princes charmants” [eski masal prenslerine, yani geçmişteki sevgililerine] selam gönderiyor. Şarkı, kusursuz bir aşk masalı anlatmıyor; çiftin öfkelerini, suskunluklarını ve zaman zaman yapılan ihanetleri de masaya koyuyor.
Sonra ses “À moi” [Bana] ve “À nous” [Bize] diyerek genişliyor. Birlikte geçirecekleri günleri, yapacakları anıları, umutlarını, hayallerini ve “l’enfant qui viendra” [gelecek çocuğu] düşünüyor. Bu çocuk, sözlere göre ikisine de benzeyecek: “Qui sera à la fois toi et moi” [Hem sen hem de ben olacak]. “À mes idées de baladin” [Benim gezgin ozan fikirlerime] dizesindeki baladin, eski tarzda dolaşarak hikâyeler ya da şarkılar anlatan ozan anlamına gelir; anlatıcı burada kendisini biraz hayalperest, biraz da başıboş bir sanatçı gibi tanıtıyor. Nakarattaki “À la vie, à l’amour” [Hayata, aşka] ise bütün bu kusurlarla birlikte ortak yaşama kaldırılmış neşeli bir kadeh gibi: aşk var, geçmiş var, gelecek var ve sıradaki ilk buluşma için bile yeniden heyecan var.