Solfège kelimesi, müzikte notaları okuma ve şarkı söyleme sistemini ifade eden bir terimdir. Genellikle müzik eğitimiyle ilişkilendirilir ve notaların adlandırılması, ritim ve melodi okuma becerilerini kapsar.
Şarkıda Edith Piaf, "J'en ai tout un solfège sur cet air qui bat" (Bu atan melodi üzerine koca bir solfejim var) diyerek, yaşadığı tüm acıları ve anıları bir müzik parçası gibi, notalarla dolu bir solfej gibi içinde taşıdığını anlatır. Bu kelime, şarkının derin duygusal yükünü ve müziğin hayatındaki yerini vurgulayan eşsiz bir seçimdir.
Bazen aklına bir melodi takılır ya hani, kurtulamazsın; Fransız şanson ustası Edith Piaf için bu durum tam bir kabusa dönüşmüş! Piaf, şarkıda zihnini gece gündüz istila eden bu melodiyi adeta yaşayan, nefes alan bir canavar gibi anlatıyor. Şarkı adını kalp atışını ve ritmi taklit eden o takıntılı sesten alıyor: "Padam, padam, padam"! Piaf ne zaman konuşmak istese bu melodi araya girip onun lafını kesiyor: "Il parle toujours avant moi / Et sa voix couvre ma voix" (Hep benden önce konuşuyor / Ve onun sesi benim sesimi bastırıyor). Hatta sokakta arkasından koşan, onu parmağıyla gösteren ve her hatasını ezbere bilen arsız bir takipçi gibi peşinde dolaşıyor.
İşin en acımasız tarafı, bu ritmin şarkıcıya geçmiş aşklarını zorla hatırlatması. "Il me fait le coup du souviens-toi" (Bana 'hatırla' numarasını yapıyor) diyerek eski sevdalarını önüne seriyor. Piaf burada çok zekice alaylar savuruyor; 14 Temmuz bayramında söylenen ucuz "seni seviyorum"lardan ("Des je t'aime de quatorze juillet"), indirimden ucuza kapatılmış "sonsuza kadar" vaatlerinden ("Des 'toujours' qu'on achète au rabais") ve paket paket dağıtılan içi boş arzulardan dem vuruyor. Sonunda ise tahtadan bir kalp gibi küt küt atan bu ritimle baş başa kalıp acısını geleceğe saklamaktan başka çare bulamıyor: "Faut garder du chagrin pour après" (Hüznün bir kısmını sonraya saklamak gerek).