Bittersweet kelimesi, hem acı hem de tatlı hisleri aynı anda barındıran durumları veya anıları tanımlamak için kullanılır. Genellikle hüzünlü ama aynı zamanda güzel veya değerli olan şeyleri ifade eder.
Şarkıda Dolly Parton, ayrılık anındaki anılarını "bittersweet memories" (acı tatlı anılar) olarak nitelendiriyor. Bu, ilişkinin sona ermesinin getirdiği hüznü ve acıyı, ancak aynı zamanda yaşanan güzel anıların tatlılığını ve değerini bir arada hissettiğini çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Bu kelime, şarkının duygusal derinliğini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
Dolly Parton'dan "I Will Always Love You" şarkısı, bir ayrılık hikayesini anlatıyor ama bu ayrılık, kırgınlık veya pişmanlıkla dolu değil. Aksine, derin bir sevgi ve iyi dileklerle dolu, olgun bir veda. Şarkıcı, eğer kalırsa sadece engel olacağını düşünüyor: "If I should stay, I would only be in your way" [Eğer kalsaydım, sadece sana engel olurdum]. Bu yüzden gitmeye karar veriyor ama her adımda sevdiğini düşüneceğini de ekliyor. Bu, fedakarlıkla dolu bir sevgi, değil mi?
Ayrılık anında bile, şarkıcının aklında sadece güzel anılar var: "Bittersweet memories, that's all I am taking with me" [Acı tatlı anılar, yanıma aldığım tek şey bu]. Giden taraf olmasına rağmen, diğer kişinin mutlu olmasını, hayallerine ulaşmasını ve her şeyden önemlisi sevgiyi bulmasını diliyor: "I hope life treats you kind, and I hope that you have all that you ever dreamed of, and I wish you joy and happiness, but above all of this I wish you love" [Umarım hayat sana iyi davranır ve umarım hayal ettiğin her şeye sahip olursun ve sana neşe ve mutluluk dilerim, ama tüm bunların üzerinde sana aşk dilerim]. Bu şarkı, bir ilişki bitse bile sevginin nasıl devam edebileceğini ve bazen en büyük sevginin gitmek olduğunu gösteriyor.