Trousers kelimesi, günlük dilde sıkça kullanılan "pants" kelimesinin daha resmi ve İngiliz İngilizcesi'nde tercih edilen bir karşılığıdır. Şarkıda bu kelime, sadece bir giysi parçasını ifade etmekten öte, mecazi bir anlam taşır.
"As long as I remember who's wearing the trousers" ifadesi, "kimin patron olduğunu hatırladığım sürece" veya "kimin sözünün geçtiğini bildiğim sürece" anlamına gelir. Bu deyim, bir ilişkide veya durumda kontrolü elinde tutan kişiyi belirtmek için kullanılır. Şarkının bağlamında, bu kelime dinleyiciye bir güç dengesi ve kontrol mesajı vererek merak uyandırıyor.
Depeche Mode'dan "Never Let Me Down Again", en iyi arkadaşınla çıktığın bir yolculuğun hikayesi gibi. Şarkı, bu arkadaşlığın getirdiği o eşsiz özgürlük ve yüksek hissi anlatıyor. "I'm taking a ride with my best friend / I hope he never lets me down again" [En iyi arkadaşımla bir yolculuğa çıkıyorum / Umarım beni bir daha asla hayal kırıklığına uğratmaz] derken, bu arkadaşlığa duyulan güveni ve aynı zamanda küçük bir endişeyi hissedebiliyorsun. Sanki bu arkadaşlık, seni istediğin yere götüren, dünyayı yukarıdan izlediğin ve asla bitmesini istemediğin bir uçuş gibi.
Şarkının ilerleyen kısımlarında, bu arkadaşlığın getirdiği güven ve bağımlılık daha da belirginleşiyor. "Promises me I'm safe as houses / As long as I remember who's wearing the trousers" [Bana evler kadar güvende olduğumu vaat ediyor / Pantolonu kimin giydiğini hatırladığım sürece] sözleri, bu ilişkinin dinamiklerini ve belki de bir tarafın diğerine olan üstünlüğünü biraz esprili bir dille ortaya koyuyor. Ama her şeye rağmen, "Never want to come down / Never want to put my feet back down on the ground" [Asla inmek istemiyorum / Asla ayaklarımı yere basmak istemiyorum] derken, bu deneyimin ne kadar bağımlılık yapıcı ve keyifli olduğunu anlıyoruz. Gecenin sonunda "See the stars, they're shining bright / Everything's alright tonight" [Yıldızlara bak, parlak parlıyorlar / Bu gece her şey yolunda] diyerek, bu yolculuğun getirdiği huzur ve mutlulukla bitiyor.