Frozen kelimesi, 'donmuş' veya 'donakalmış' anlamına gelir. Genellikle fiziksel donmayı ifade etse de, bu şarkıda mecazi bir anlam taşır.
Christina Perri, şarkının başında "Frozen, I held my breath" (Donakalmış, nefesimi tuttum) diyerek, sevdiği kişiyle ilk karşılaştığında yaşadığı şaşkınlığı ve büyülenmeyi anlatır. Bu kelime, o anki yoğun duygusal durumu ve zamanın durduğunu hissetme halini çok güzel ifade eder.
Christina Perri'nin "A Thousand Years, Pt. 2" şarkısı, dinleyeni adeta bir aşk masalının içine çekiyor. Şarkı, "The day we met, Frozen, I held my breath" [Tanıştığımız gün, donakaldım, nefesimi tuttum] dizeleriyle başlıyor ve o ilk anın büyüsünü çok güzel anlatıyor. Kalbinin bir yuva bulduğunu hissetmekten, aşık olmaktan duyulan korkuya kadar birçok duyguyu bir arada yaşıyor.
Ama sonra, "watching you stand alone, All of my doubts, suddenly goes away somehow" [seni yalnız dururken izlerken, tüm şüphelerim bir anda yok oluyor] diyerek tüm korkularını bir kenara bırakıyor. Şarkının ana teması, "I have loved you for a thousand years, I'll love you for a thousand more" [Seni bin yıldır seviyorum, bin yıl daha seveceğim] sözleriyle ölümsüz bir aşka vurgu yapıyor. Bu şarkı, zamanın durduğu, güzelliğin her şeyde olduğu ve aşkın her engeli aşabileceği bir dünyaya götürüyor bizi. Gerçekten çok romantik!