Afterhours kelimesi, genellikle bir iş yerinin veya eğlence mekanının resmi kapanış saatlerinden sonraki zaman dilimini ifade eder. Bu, genellikle daha rahat, özel veya samimi anların yaşandığı bir zamanı çağrıştırır.
Şarkıda Carly Rae Jepsen, bu kelimeyi romantik ve özel anları vurgulamak için kullanıyor. "In a moment to elevate the afterhours" ve "Afterhours, every night" gibi ifadelerle, sevgilisiyle geçirdiği bu kapanış sonrası zamanların sıradanlığın ötesinde, daha değerli ve unutulmaz olduğunu anlatıyor. Bu, kelimeye günlük kullanımından daha derin, romantik bir anlam katıyor.
Carly Rae Jepsen'dan "After All" şarkısı, bir ilişkinin en başındaki o heyecanlı, umut dolu anları anlatıyor. Şarkı, "White walls, terracotta tiles / A view of the sea" [Beyaz duvarlar, pişmiş toprak fayanslar / Deniz manzarası] gibi imgelerle bir kaçış, bir sığınak hissi yaratıyor. Sanki dünya durmuş, sadece iki kişi var gibi.
Şarkıda, bir yandan sahiplenme isteği ("I want to be the owner" [Sahibi olmak istiyorum]) ve diğer yandan da sevdiği kişiye çiçekler alma, fotoğraflarını çekme gibi romantik jestler var. "Lock the door / Stop the world / Start the inspiration" [Kapıyı kilitle / Dünyayı durdur / İlhamı başlat] dizeleri, dış dünyadan kopup sadece o anı yaşama arzusunu çok güzel özetliyor. Bu şarkı, aşkın en saf, en coşkulu halini kutluyor gibi.