Primaveras kelimesi doğrudan "baharlar" anlamına gelir. Bu kelime, şarkının başlığında ve nakaratında geçen "Un millón de primaveras" (Bir milyon bahar) ifadesiyle öne çıkar.
Şarkıda, bu kelime mecazi olarak çok uzun bir zaman dilimini, neredeyse sonsuzluğu ifade etmek için kullanılır. Şarkıcı, sevdiği kişiyi unutmak için bir milyon bahar geçmesi gerektiğini söyleyerek, aşkının ne kadar derin ve kalıcı olduğunu dramatik bir şekilde vurgular. Bu kullanımıyla kelime, sadece mevsimi değil, aynı zamanda aşkın ve zamanın büyüklüğünü de temsil eder.
Meksikalı efsane Vicente Fernández, tipik bir Ranchera tavrıyla karşındakine sitem ederken işi harika bir kara mizaha döküyor. Karşısındaki kişi onun aşkından fena halde bıkmış; şarkılardan adını çıkarmasını, artık bu konuyu kapatmasını istiyor. Bizim aşık da söz veriyor: "Te lo juro, estoy a punto de olvidarte" (Yemin ederim, seni unutmak üzereyim). Ama küçük bir şartı var tabii: "Solo falta un millón de primaveras / Unos cuantos siglos solo he de adorarte" (Sadece bir milyon bahar kaldı / Yalnızca birkaç yüzyıl sana tapmam gerek). Yani vazgeçmeye hiç niyeti yok, ama bunu söylerken yüzünde alaycı bir gülümseme olduğunu hissedebiliyorsun.
İşin en absürt ve eğlenceli tarafı ikinci kıtada çıkıyor. Sevdiği insan o kadar tahammülsüz ki, eve gelişini sevinçle haber veren köpeğe bile katlanamıyor, hatta hayvana taş atıyor! Şarkıcı da araya girip köpeğini savunuyor: "Ten paciencia, no le des otra pedrada" (Sabırlı ol, ona bir taş daha atma). Sevgilisi bu zavallı köpeğin deli olduğunu ve yanlış kişiye havladığını düşünse de, Vicente Fernández aynı ironiyle noktayı koyuyor: Biraz daha sabretsin, bir milyon bahar ve birkaç asır sonra ne köpek havlayacak ne de kendisi tek bir şarkı söyleyecek.